KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16322 E., 2012/7242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2009/902-2010/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı ve yetkilisi olduğunu, 2002-2003-2004 yıllarında şirket nam ve hesabına mükelleflerden tahsil ettiği bir kısım alacaklar ile şirkete ait aracın eşine satışından kaynaklanan bedel olmak üzere toplam 160.000,00 TL'yi şirket hesaplarına geçirmeyerek, zimmetinde tuttuğunu ileri sürerek 48.289,40 TL'nin her bir alacak kaleminin davalı tarafından tahsil edildiği tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça iddia olunan alacaklarının ve belgelerinin tamamının 2005 yılından öncesine ait olduğunu, şirket veya ortakları arasındaki davaların BK.'nın 126/4 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğunu, bu nedenle davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre dava, davacı şirket tarafından eski yönetici olan davalıya karşı açılmış tazminat davası olup, TTK.'nın 340'ıncı maddesi yollamasıyla TTK.'nın 309/4 maddesi gereğince 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğunu, davacı şirket ve müvekkiller arasındaki yapılan yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket davalı tarafından mükelleflerden verilen hizmet karşılığı tahsil ettiği ve davacı şirkete intikal ettirmediği alacaklar nedeniyle davalının haksız eylemini ve bu eylem nedeniyle uğramış olduğu zararı 23/11/2004 tarihinden önce yaptığı yazışmalarla öğrendiği,
talep edilen bütün alacaklar 23/11/2004 tarihinden önceki döneme ait olup, dava ise 5 yıllık sürenin geçmesinden sonra 25/12/2009 tarihinde açılması ve dava tarihi itibariyle TTK.'nun 309'uncu maddede öngörülen zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları (30.12.1972 T., E.3561/K.5858, G. Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, cilt 2, 2.baskı, s.2426 v.d.) uyarınca TTK.'nın 341'inci maddesi hükmüne göre şirket tarafından açılan davalar hakkında aynı Kanun'un 340'ıncı maddesi yoluyla 309'uncu maddesi uygulanması gerekmesine ve zararı doğuran olay ile dava tarihi arasında TTK.'nın anılan maddesinde öngörülen 5 yıl zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16322, K. 2012/7242, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama