KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1633 E., 2010/5835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 gün ve 2007/35-2008/65 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.11.2009 gün ve 2008/7437-2009/11875 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli "..." ve "MİNÖR MAJÖR by ... + Şekil" ibareli markaların maliki olduğunu, davalı şirketin mal ve hizmet ürünlerinin satışı ve tanıtımında müvekkilinin markalarını izinsiz olarak kullandığını ileri sürerek şimdilik (5.000) YTL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının müvekkiline ait marka hakkına vaki tecavüzünün önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari ilişkisinin davacı şirket ile ortakları aynı kişiler olan dava dışı ... Ltd. Şti. Ile 20.06.2001 - 19.04.2002 tarihleri arasında sürdüğünü, anılan şirketin de kullandığı dava konusu markayı müvekkiline ait internet sitesinde ... firmasına mal verdiklerini belirtmek için kullandıklarını, referans listelerinde başka birçok logonun da bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının aynı kişiler olduğu, davalıya ait internet sitesinde diğer birçok logo ile birlikte davacı adına tescilli logoya da yer verildiği, davalı ile dava dışı ... Ltd.
Şti'nin 2001 yılında başlayan ve devam eden ticari ilişkileri nedeniyle aynı internet sayfasında ("MİNÖR MAJÖR by ..." logosuna yer verilmesinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, "davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. ayrı tüzel kişilikler olup, dava konusu markalar davacı şirkete aittir. Dolayısıyla davalının anılan markayı davacıdan izinsiz şekilde internet sitesinde kullanması mümkün değildir.
Kaldı ki dava dışı ... Ltd. Şti. ile ticari ilişkilerinin 2002 yılında bittiği davalının dahi kabulünde olup davanın açıldığı 2007 yılı itibariyle halen neden dava konusu markayı internet sitelerinde kullandıkları davalı tarafından açıklanamadığı gerekçesiyle") davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1633, K. 2010/5835, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama