KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16338 E., 2011/10949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2008 tarih ve 2005/252-2008/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'in 2004-2005 döneminde liseyi bitirdiğini, ÖSYM tarafından yapılan yabancı dil sınavına (YDS) sınavına başvurduğunu, sınav ücretini yatırmak için 13/04/2005 tarihinde Ziraat Bankası Erbaa şubesine gittiğini, ... isimli memurun gerekli işlemi yaptığını, davacının sınav hazırlıklarını sürdürdüğünü, ancak sınav tarihi yaklaşınca tüm arkadaşlarının sınav giriş belgesi gelmesine rağmen müvekkiline ait belgenin gelmediğini, ÖSYM'de yapılan araştırmalarda sınav ücretinin yatırılmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalı banka şubesine gittiğini,
kayıtların incelemesi sonucunda müvekkilinin ödediği sınav ücretinin Ferit Telli isimli başka bir kişi adına yatırıldığının anlaşıldığını, sorunun düzeltilemediğini, banka şubesi çalışanlarının kayıtsız davrandıklarını, bütün bir yıl sınava hazırlanan, geleceğini kurmaya çalışan müvekkilinin bankanın kusurlu davranışı nedeniyle sınava giremediğini, ruhsal çöküntü yaşadığını, en az bir yıl kaybettiğini, davacı ...'in anne ve babaları olan Dürdane ve ...'in manen yıkıldıklarını ileri sürerek,
davacı ... için 10.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminat, davacılar Salih ve Dürdane için ise 1.000'er TL manevi ve 500'er TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka gişe memurunun müşterinin beyanına göre işlem yaptığını, müşterinin ilgili dekontu kontrol yükümlülüğünün olduğunu, bu kontrol yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilmediğini, bu nedenle davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ...'in yabancı dil sınavına girmek için sınav ücretini yatırdığı ve makbuzunu aldığı, ancak bu makbuzun doğruluğunu kontrol yükümlülüğü olduğu halde bunu yapmadığı, bu nedenle %25 oranında kusurlu olduğu, davalı banka şubesinin ise istihdam ettiği personelin görevi ile ilgili gerekli dikkat ve ihtimamı göstermediği, davacıya başkasına ait dekontu verdiği, böylelikle davacının 2005 yılı YDS sınavına girememesine neden olduğu, davalı bankanın B.K.
55 ve 100. maddeleri uyarınca istihdam ettikleri kişinin ihmal ve kusuru sebebi ile %75 oranında kusurlu olduğu, kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu, davacıların maddi zararının somut olarak belirlenemediği, 40 TL sınav giriş ücretinin maddi zarar olduğu; davacı ...'in bankanın kusuru sebebi ile sınava girememesinin, davacının yaşı, yaşadığı sosyal çevre, ülkemizin eğitim durumu gibi ölçütler karşısında ruhsal çöküntü, üzüntü ve elem oluşturacağı, davacıların hepsinin büyük elem ve üzüntü duyacaklarının kuşkusuz olduğu, davacı ...'in öğrencilikten yeni çıkmış, anne babanın bakımına ve desteğine muhtaç bir konumda olması,
davacı annenin ev hanımı davacı babanın işçi emeklisi olup toplam yedi çocuğunun bulunması, emekli maaşı ile geçinmesi gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 40 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat miktarından %25 olan davacı kusur oranı kadar indirim de yapılarak davacı ... için 7.500 TL., davacılar ... ve ... için 750'şer TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesine göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 27.10.2008 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek davacılar ... için 750,00 TL ve ... için 750,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, söz konusu miktarlar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca ayrı ayrı temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin bu davacılara yönelik temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davacı ... yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16338, K. 2011/10949, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama