KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16339 E., 2011/8641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 1998/620 - 2008/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,13.09.1997 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı ...’ın maliki, ...’ün sürücüsü olduğu davalı İsviçre Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı 52 T 0331 plaka sayılı taksinin, davalı ...’in maliki, davalı ...’ün sürücü olduğu .... Tarafından sigortalı 52 M 0988 plakalı araç ile çarpışması neticesinde 45 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını, çene kemiklerinde kırıkların meydana geldiğini ve halen zor konuşabildiğini, yüzünde sabit eser sayılacak izler olduğunu ileri sürerek, şimdilik 500.000.000.-TL maddi tazminat ile 750.000.000.-TL tedavi giderinin ve 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar İhlas Sigorta A.Ş. vekili, davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda davacının kaza nedeniyle fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, buna göre 137,64 YTL iş ve güçten kalma zararı oluştuğu, tedavi masraflarının toplam 193,25 TL olduğunu, davalılardan ... ile ... in meydana gelen kazadan dolayı kusursuz oldukları gerekçesiyle bu davalılar ve İhlas Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, 134,67 TL iş ve güçten kalma tazminatı ile 193,25 TL tedavi gideri olmak üzere
Toplam 327,92 YTL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.09.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan ..., ... ile davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline davacının hayati tehlike geçirdiği ve çene, dil, diş ve dudaklarındaki arızalar ve yüzündeki sabit eserler nedeniyle büyük üzüntü duyduğu gerekçesiyle takdiren 500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde, ceza mahkemesinde alınan 01/03/1999 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kazada karşı taraftaki 52 M 0988 plakalı araç sürücüsü olan davalı ...’ün %100 kusurlu olduğu belirtildiği halde, 52 M 0988 plakalı araç sürücüsü davalı ..., araç maliki davalı ... ve aracı sigortalayan davalı ... hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.250 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 14/05/2008 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut davada mahkemece 14/05/2008 tarihinde toplam 827,92 TL’nın davalılardan tahsiline dair verilen karar, davalı ... tarafından temyiz edilmişse de kabul edilen miktarın yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı ...’ın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16339, K. 2011/8641, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama