KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16351 E., 2012/6700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/07/2010 tarih ve 2009/624-2010/832 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı keşideci ile birlikte müvekkili banka aleyhine giriştiği icra takibinde 3167 sayılı Kanun'un 10.maddesinde düzenlenen sorumluluk dolayısıyla 5 çek yaprağı için (1.850,00) YTL'nın icra tehdidi altında davalıya ödendiğini, oysa çeklerdeki imzaların keşideciye ait olmadığını ve zorunlu unsurları taşımayan çeklerden dolayı müvekkili bankanın böyle bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadını, ödenmeyen borç fer'ileri yönünden şimdilik (498,80) YTL için müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin arkasına karşılıksız şerhi düşen davacının şimdi imza inkarında bulunamayacağını, müvekkilinin imza incelemesi gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tahsil amacı ile sunulan çekleri karşılıksız olması nedeniyle, yine Kanun kapsamında her bir çek yaprağı için ödemesi gereken 370,00 TL'nı sahte imza sebebiyle ödemediği, davacının çeki ödememekte haklı olduğu, icra tehdidi altında icra takip dosyasına ödemek zorunda kaldığı 1.850,00 TL'nın istirdadı gerektiği, borcun ferileri bakımından da davacının borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, İİK'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama aşamasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 1.850,00 TL'nin davalı tarafa ödenmediği, yatırılan paranın icra kasasında bulunduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 72/6 maddesinde, borçlunun, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış olması ve borcun da ödenmiş olması halinde, davaya istirdat davası olarak devam edilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, mahkemece davacının
menfi tespit isteminin kabulüne karar verildiğine ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle icra dosyasına yatırılmış olan meblağ icra dosyası alacaklısına ödenmediğine göre, mahkemece bu bedelin davalıya ödenmiş gibi davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16351, K. 2012/6700, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama