KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16429 E., 2011/3505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2009 gün ve 2008/249-2009/248 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.09.2010 gün ve 2009/11880 - 2010/8964 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yapımını üstlendiği Silivri Belediyesi otoparklı çarşı inşaatı sırasında civardaki binalarda hasar oluştuğunu, davalı tarafından 3.kişi zararları için de sigorta güvencesi verildiği halde bu nitelikteki zararların giderilmesi için müvekkilince yapılan masrafların ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (468.847.033.000) TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen hasarların poliçe düzenlenmeden önce meydana geldiğini ve sigorta güvencesi dışında kaldığını, poliçede muafiyet miktarı öngörüldüğünü, menfaattar gösterilen Belediye' nin muvafakatinin alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yapmakta olduğu iş merkezi inşaatı nedeni ile çevre binalarda meydana gelen hasarların taraflar arasında imzalanmış olan 06.01.2003 tarihli poliçe kapsamında olduğu,
poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut olan şartların dikkate alınması gerektiği, bu sebeple deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile karşılamakla yükümlü olduğu,
hasar miktarının da hesaplanması için en uygun yöntemin yapılan harcamaların faturalandırılmış hali ile yapılan işler karşılaştırılması suretiyle makul bir harcama olup olmadığının dikkate alınarak faturaların göz önünde bulundurulması gerektiği,
faturalar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda yapılan masrafın sigorta poliçesinde belirtilen 2.500 Doların karşılığı olan 1.384,37 TL düşüldükten sonra 423.376,56 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne muafiyet indiriminden sonra istenebilecek tazminatın 423.376,56 TL olduğu gerekçesiyle bu meblağın 16.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16429, K. 2011/3505, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama