KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16440 E., 2011/16107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2009/882-2009/1810 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 06/01/2005 tarihli kredi sözleşmesiyle müvekkilinden kredi alan davalı kısıtlı ...'nun ödenmeyen kredi nedeniyle müvekkiline (5.617,85) TL borçlu olduğunu, davalı hakkında yaptıkları takibin vasisinin haksız itirazı nedeniyle durduğunu, davalının kısıtlı olduğun da bu aşamada öğrendiklerini ileri sürerek, şimdilik (5.617,85) TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vasisi sıfatıyla ...; kredi sözleşmesinin onayı olmaksızın yapıldığını, aynı konuda açılan itirazın iptali davasının reddolunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısıtlı ...'na vesayeten vasisi ... hasım gösterilerek açılması gerekli iken kısıtlı sıfatıyla ... hakkında açıldığı, davalı gösterilen ... ile davacı banka arasında bir sözleşmenin bulunmadığı gerekçesi ile, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz hale gelen kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin, sebepsiz zenginleşme hükümlerince tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kısıtlı ... vasisi ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Oysa; gerek dava dilekçesi içeriğinden, gerek uyuşmazlık konusu kredi sözleşmesinden ve gerekse dosyaya sunulan belgelerden, esasen kısıtlının ... olup iş bu davanın kısıtlıyı temsilen vasisi ... hasım gösterilerek açıldığı, ancak dava dilekçesinde maddi hata yapılarak kısıtlı ve vasi isimlerinin yer değiştirdiği tereddüde yer vermeyecek kadar açıktır. Kaldı ki; hakkında davalı sıfatı ile hüküm kurulan ..., davalı ... vasisi sıfatı ile duruşmaya katılmış, onun adına savunmada bulunmuştur.
Dava dilekçesindeki maddi hataya dayalı yanlışlıkların HUMK 80. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğu, esasen de mahkemece hakkında hüküm kurulan ...'nun asıl davalı ... vasisi olarak duruşmaya kabul edilip beyanının alındığı gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken dosya içeriğine aykırı olarak davanın husumet nedeniyle reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16440, K. 2011/16107, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama