KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1647 E., 2011/10933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2008/2121-2009/2575 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiğini, yapılan taşıma sonunda emtiada hasar oluştuğunu, hasarın nedeninin yüklemeden kaynaklandığı, davalının yükleme işlemini gerçekleştiren firma olduğu, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma işlemini fiilen gerçekleştiren aracın her hangi bir kazaya karışmadığı, dosya içeriğinden hasarın yükleme hatasından kaynaklandığının belirlendiği, taşıyıcının yükleme sırasındaki nezarete ilişkin sorumluluğu nedeniyle davalının olaydaki kusurunun % 70 oranında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 2.595,18 TL üzerinden devamına, 08.06.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1647, K. 2011/10933, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama