KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16557 E., 2012/13474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2010/21-2010/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ISO'nun (Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı) tam üyesi ve Türkiye'deki tek temsilcisi olduğunu, Türkiye'de ISO logosu ve isminin korunmasının TSE'ye verildiğini, "ISO" ibaresinin garanti markası olarak da yıllardır kullanıldığını, davalının ISO'nun sahip olduğu haklı güven üzerinden itibar sağlamaya elverişli ve yanıltıcı nitelikteki "ISOHA" ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğunu, TPE'ye yaptıları itirazın reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkili markası ile karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve davalı marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markalarını bütün olarak değerlendirildiklerinde benzemediklerini ve karıştırılmaları ihtimalinin bulunmadığını, "ISO" ibaresini taşıyan çok sayıda marka olduğunu, müvekkili adına önceden tescilli "ISOHA" markasının da bulunduğunu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunun davacının "ISO" ibareli markası ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzediği, ortalama düzeydeki tüketicilerin markaların birbirleriyle bağlantılı işletmeler tarafından kamuya sunulduğunu düşünebilecekleri, bu durumda davalı markasının haksız yarar sağlayacağı, davalının 2007/21422 sayılı "ISOHA" markasının işbu dava konusu marka buşvurusundan daha sonra tescil edildiği ve davalının seri marka uygulamasından yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16557, K. 2012/13474, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama