KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16565 E., 2012/19841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2010 tarih ve 2006/169-2010/904 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin inşa edeceği villaların projesi için diğer müvekkili ... ile anlaştığını, bu anlaşma uyarınca ...’in projeyi düzenleyerek şirkete teslim ettiğini,müvekkili şirketin projeye uygun olarak villaların yapımına başladığını ancak davalının da müvekkillerinin yaptığı ve inşa ettiği projenin aynısını uyguladığı villaların yapımına başlamak suretiyle izinsiz ve kanunsuz olarak projeyi kullandığını, bu kullanımdan ötürü müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek davalının haksız rekabetinin men’i ile projenin izinsiz kullanımından dolayı müvekkilleri Ercan İnş.Tur.San.ve Tic.
A.Ş. için 100.000.000.000 TL, ... için ise 72.156.000.000 TL maddi, her biri için 25.000.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 222.156.000.000 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla izinsiz ve kanunsuz yapılan binaların yıkılmasına, tecavüzün ref'i ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... tarafından çizildiği ileri sürülen projelerin bu şahıs ile ilgisinin bulunmadığını,anılan projenin kendisi de mimar olan müvekkili ... ile mimarlar Ali Genç ve Arif Doğan tarafından oluşturulduğunu, davacıların kendilerine ait olmayan projeyi sahiplenerek Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na aykırı davrandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu mimari projenin sahibinin hususiyetini taşıdığı, eser sahibinin davacı ... olduğu, davalı tarafından dava konusu edilen mimari projenin daha önce kendisi ile dava dışı üçüncü kişiler tarafından hazırlandığı savunulmuş ise de çalışmaların proje aşamasına ulaşmadığı, bu nedenle davalının davacının projeyi izinsiz bir şekilde alıp yeniden çizdirdiği ve kullandığı iddiasının yerinde görülmediği,
mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanmasının çoğaltma sayılacağı, buradaki uygulamanın, projenin binalarda tatbik edilmesi şeklinde tezahür ettiği, davacı ... tarafından hazırlanan mimari projenin, davalı tarafından izinsiz olarak kullanılmasının davacıların çoğaltma hakkını ihlal ettiği,eseri izinsiz olarak çoğaltılan eser sahibinin maddi ve manevi zarar isteminde bulunabileceği, eser üzerinde mali haklar devredilmediğinden mali hak talebinde davacı ...'in bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının haksız rekabetinin men’i ile davacının projesinin izinsiz kullanımına dayalı maddi ve manevi tazminatının tahsili, tecavüzün ref'i ve men'i istemine ilişkin olup, mahkemece, eser sahibi olan davacı ... ile sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin 21.984-TL olduğu, 5846 sayılı yasa uyarınca davacının bu bedelin en çok üç katını talep edebileceğinden hareketle 65.952-TL mali hak tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekilince dava dilekçesinde eser sahibi anılan davacı için 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68 ncı maddesinde dayanılmamış olup, yalnızca projenin izinsiz ve kanunsuz kullanımından dolayı uğranılan 72.156-TL.nin tahsili talep edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda mimari projenin emsal değerinin 21.984-TL olarak belirlenmesinden sonra davacı tarafça 20.09.2010 tarihli dilekçe ile FSEK.'nun 68 nci maddesi hükmüne dayanılmış, davalı tarafça davacı yanca dava dilekçesinde dayanılmayan bu hususa açıkça karşı çıkılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafın dava dilekçesinde dayanmadığı FSEK.nun 68 ncı maddesine dayalı isteminin kabulünün artık olanaklı olmadığı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı tarafın vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16565, K. 2012/19841, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama