KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/167 E., 2010/4280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.02.2008 gün ve 2007/165-2008/35 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.10.2009 gün ve 2008/6410-2009/10922 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1950 yılından bu güne kadar her türlü motorlu taşıtlarla ilgili gazete ve dergi yayıncılığıyla iştigal ettiğini, Madrit Protokolü kapsamında menşe ülke Almanya'da tescilli "auto motor und sport" markasıyla Türkiye'de de oto haberlerinin verildiği bir dergi yayınladığını, anılan ibarenin marka olarak tescili başvurusunun davalı TPE'nce daha önceden tescilli "auto sport magazin" markası ile 16.sınıfa dahil emtialar açısından 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ret kararına itirazların da kabul edilmediğini,
oysa markanın kullanılacağı otomobil dergilerinde benzer ibarelerinin kullanılmasının karıştırma ihtimali yaratmayacağını, bir bütün olarak yarattığı izlenim açısından müvekkili markasında kullanılan "motor" ve "und" ibarelerinin ayırt edicilik temin ettiğini, kaldı ki müvekkilinin markasının 18.06.1993 tarihinden itibaren aynı gruba dahil bir şirket adına tescilli iken 10 yılın sonunda yenileme talebinde bulunulmadığından hükümden düştüğünü, redde mesnet markanın ise 19 ay sonra 10.11.2004 tarihinde tescil edildiğini, dolayısıyla marka üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek,
davalı TPE YİDK'nun 2006-M-3875 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 26.10.2009 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/167, K. 2010/4280, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama