KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/182 E., 2010/2221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.07.2007 gün ve 2005/644 - 2007/414 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.09.2009 gün ve 2007/10773 - 2009/9508 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı taraflar arasındaki dağıtım sözleşmesinin davalı şirket tarafından tek yanlı ve haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle çok sayıda kitabın elinde kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 15.000 YTL maddi tazminatın 01.07.2005 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe giriş tarihi olan 01.06.2005 tarihine kadar basiret ve özenle yerine getirdiğini, ancak davacının kitaplarının müstehcen içerikli olmaları nedeniyle anılan yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte müvekkilinin son derece ağırlaşan cezai sorumluluk ile karşılaşma olasılığı doğduğunu, bu duruma katlanmasının müvekkilinden beklenemeyeceği tarafların edimleri arasındaki dengenin de önemli ölçüde sarsıldığını, davacının iddia ettiği zararın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacının dağıtımını istediği kitapların bir kısmının içeriğinin ahlaka aykırı ve müstehcen olduğu, davalının bu nitelikteki kitapları dağıtmaktan kaçınmakta ve dağıtım sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, davacının tazminat talebinin dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.09.2009 tarihli ilamında belirtilen nedenlerle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/182, K. 2010/2221, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama