KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1878 E., 2012/1161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2009 tarih ve 2005/246 - 2009/340 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.01.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı müvekkilinin .........,Mamulleri Ltd.Şti.'nin %50 hisseli ortağı olduğunu, davalılardan ...’nin şirkette % 26 hissenin bulunduğunu, diğer davalı ...’ın ise % 24 hisseye sahip olduğunu, şirketin faaliyetlerini devem ettiği sırada davalıların aynı faaliyet alanında iş yapan Erinç Ltd.Şti.'ni kurduklarını ve müvekkilinin ortağı olduğu şirketi zarara uğrattıklarını, bu hususun fark edilmesi üzerine müvekkili tarafından şirketin fesih ve tasfiyesi maksadı ile dava açıldığını ve davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davalıların bilerek .......,
Mamulleri Ltd.Şti. ortağı iken aynı konuda faaliyet gösteren Erinç Ltd.Şti.'ni kurarak müvekkilini zarara uğrattıklarını ileri sürerek, uğranan zarar için şimdilik, 10.000 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri ile davacının birlikte......... Mamulleri Ltd.Şti.'ni kurduklarını, ortaklar arasında çıkan ihtilaf nedeni ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, müvekkillerinin de Erinç Ltd.Şti.'ni kurduklarını, ortaklar arasındaki zarar talebine ilişkin davaların 5 yılık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve davanın zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, BK'nun 126/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımına tabii olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararın Dairemizin 30.09.2004 Tarih 2004/1 Esas, 2004/9872 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak tüm yapılan yazışmalara rağmen, davalıların kurdukları aynı faaliyet alanında faaliyet gösteren Erinç Ldt.Şti.'nin kayıtlarına ve bu bağlamda davacının ortağı olduğu ........
Mamulleri Ltd.Şti.'nin gerçek zararını tesbit edecek kayıtlara ulaşılamadığı, normal olarak faaliyet gösteren ve demirbaşları bulunan bir şirketin faaliyetlerini aynı iş yerinde kurulan başka bir şirket tarafından devam ettirilmesi ve bu husussun davalılarca yapılmış olması gözönünde bulundurulduğunda ortada bir zarar oluşmasının kaçınılmaz olduğu olgusu nazara alınarak,
BK'nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir zararın davalılardan alınarak davacıya verilmesi mahkemece uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile BK'nun 42. maddesi gözönünde bulundurularak takdir olunan 3.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HUMK'nun 433.maddesinde temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğinden sonra 10 gün içerisinde cevap dilekçesi verilebileceği ve cevap veren daha önce hükmü temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunabileceği öngörülmüştür. Davalılar vekiline davacı vekilinin temyiz dilekçesi 26.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu temyize karşı temyiz istemi yasal 10 günlük sürenin dolmasından sonra 25.11.2009 tarihinde verilmiş olmakla HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1878, K. 2012/1161, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama