KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1975 E., 2010/4499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.12.2009 tarih ve 2009/261-2009/801 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan sağladığı kredi ile satın aldığı kamyonetin çalındığını, taraflar arasında yapılan taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine göre davalı bankanın menfaat sahibi olarak aracın sigortasını yaptırmaya yetkili olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye güvenerek ve taşıtın sigortasının yapıldığını sanarak herhangi bir sigorta yaptırmadığını, çalınma olayından önce bankanın sigorta şirketine teklif gönderdiğini ancak sigorta poliçesinin düzenlenmediğini, bu durumun müvekkiline bildirilmediğini ileri sürerek, 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.maddesine göre müvekkilinin sigorta yaptırma zorunluluğunun olmadığını, müvekkili tarafından dava dışı sigorta şirketine başvurulduğunu, bu sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken prim miktarının bildirilmesine ve bunun davacıya iletilmesine rağmen davacı tarafından prim tutarının yüksek bulunarak başka bir sigorta şirketine sigorta yaptırılacağının beyan edildiğini, davacının daha sonra da bu konuda davalı bankayı aramadığı gibi sigorta primini de ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce bozulması sonrasında davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın ikinci kez Dairemizce bozulması sonrasında bozma kararına uyan mahkemece; aracın riziko tarihindeki değerinin 42.000,00 TL olduğu ve bu miktarı sigorta yaptırma yükümlülüğünü üzerine alan davalının tazmin etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1975, K. 2010/4499, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama