KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1982 E., 2010/6716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2003/219 Esas
- Birleşen dava
- Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2003/255 Esas sayılı
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2007 tarih ve 2003/128-2007/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.11.2009 gününde birleşen dosya davacıları... vd ile ... vekili ... ve diğer davacılardan ... vekili avukat ... ile davalılardan S.S. Sarayolu Konut Yapı Koop. avukatı ... gelip, diğer davalılar ve avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,
temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri asıl ve birleşen davalarda; müvekkillerinin davalı ....
Yol İşçileri Tüketim Kooperatifinin ortağı olup, davacılar tarafından ortağı oldukları kooperatif aleyhine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları davada, “davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların kooperatif adına olan tapularının iptali ile davacı ortaklar adına tesciline” karar verildiğini, davacılar tarafından taşınmazların tapularının adlarına intikali sağlanmadan, adı geçen kooperatifin taşınmazları davalı S.S.
Sarayyolu Konut Yapı Kooperatifi'ne, onun da diğer davalı ...'ya sattığını, mal kaçırmaya yönelik olarak yapılan devir işlemlerinin kötü niyetli ve geçersiz olduğunu ileri sürerek, satış işlemlerinin iptali ile davalı ... adına olan tapunun iptali ile davacılar adına, dava dilekçelerinde yazılan hisseler oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin, tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle itimat ederek taşınmazı satın aldığını, mal kaçırma iddiasından müvekkilinin haberi olmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir. Davalı S.S. Saray Yolu Konut Yapı Kooperatifi vekili, MK'un 1022.maddesi gereğince, ayni hakların tescille doğduğunu, tapu kütüğüne güvenen bir kimsenin bu güveninin korunması gerektiğini, satış tarihi itibariyla tapu kaydında satışa engel bir tedbirin olmadığını, satış işleminin 06.02.2002 tarihinde olup, aradan bir yıl geçtikten sonra dava açılmasının iyi niyetli olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların ortağı olduğu davalı S.S.Karayolları 47.Şube İşçileri Tüketim Kooperatifi'nin (SS.
Yol İşçileri Tüketim Kooperatifi) kuruluş tarihinde 59 üyesi bulunduğu, bu üyelerin aidatları ile alınan arsanın Ankara 5.Noterliği'nce çekilen kur'a sonucu bu üyelere özel parselizasyondaki parsel numaraları üzerinden tahsis edildiği, kooperatif genel kurulunun 27.07.1985 tarihli kararı ile 59 ortağa tapuların devrine karar verildiği, ancak bu karara rağmen devir işlemlerinin gerçekleşmediği, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.04.1999 tarih ve 1997/232 E, 1999/205 K sayılı ilamı ile “davacı ...' un dava konusu taşınmazda 7680/453120 hissesinin bulunduğu belirlenerek,
639 parsel sayılı taşınmazda davalı kooperatif adına olan 7680/453120 hissenin iptali ile davacı adına tesciline” karar verildiği ve kararın kesinleştiği; ... ve 25 arkadaşının açtığı o davada ... dışındaki davacıların davalarının tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedildiği, ...i mirasçıları tarafından 2001/189-481 sayı ile açılan davanın da kabulüne karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği; davacılar ..., ..., ..., ... tarafından açılan, davanın kabulüne dair kararların kesinleşmediği;..., ..., ..., ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ... tarafından açılan davaların açılmamış sayılmasına karar verildiği,
... tarafından açılan 2001/181 E sayı ile açılan davanın da açılmamış sayılmasına karar verildiği, ancak bu davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.02.2002 gün ve 2001/226 E, 2002/61 K sayılı davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay tarafından onandığı, ancak kararın henüz kesinleşmediği, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.01.2002 tarihinde kesinleşen 05.06.1996 gün ve 1995/593 E, 1996/303 K sayılı kararına istinaden kooperatife ait bir kısım hisselerin o davanın davacıları adına tescil edildiği, 138240/156768 payın ise kooperatif üzerinde kaldığı,
kooperatifin genel kurul kararına istinaden 589 ada 1 parseldeki hissenin 3.699 YTL'na, 590 parsel 1 parseldeki hissenin 12.765 YTL'na, 597 ada 1 parseldeki hissenin 15.743 YTL'na davalı S.S. Sarayyolu Konut Yapı Kooperatifi'ne satıldığı, 20.03.2002 tarihinde S.S.
Sarayyolu Konut Yapı Kooperatifi'nin de taşınmazları 32.245,24 YTL'na davalı ...'ya sattığı, taşınmaz satışlarının davacıların ortağı olduğu kooperatif genel kurul kararlarına dayalı olduğu, taşınmaz satışlarının muvazaalı olduğuna dair delil sunulmadığı,
“davalılara yapılan satışın bedel ödenmeksizin, muvazaalı satış olduğu” konusunda davacılar tarafından davalı kooperatif yöneticileri ile ...'ya yemin teklifinde bulunulmuş ise de, muvazaa iddiasının aynı zamanda haksız fiil niteliğinde bulunması nedeniyle yemin teklif edilemeyeceği, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacılar... ve ... tarafından açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar tarafından açılan davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ölü ... mirasçıları dışındaki davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1982, K. 2010/6716, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama