KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1993 E., 2011/11664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2009 tarih ve 2004/537-2009/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 17.12.2002 tarihinde işyerinin asma kilidinin kırılması sonucu hırsızlık olayının gerçekleştiğini, emtia ve demirbaş hasarı olarak 79.450,00 TL zarar olduğunu, davalı tarafından hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek 79.450,00 TL tazminatın 17.12.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çelişkili tutum ve davranışlarının olduğunu, stok kayıtlarının düzgün olmadığını, aynı işyerinde 2000 yılında da hırsızlık olayı yaşandığını ve davacının Ray Sigorta A.Ş.'den tazminat aldığını, o tarihte çalınan emtiaların stok kaydından düşümünün yapılmadığını, davacının emniyetteki ifadesinde çalınan emtiaları tek tek sayabildiğini, davacının samimiyeti ve güvenilirliği hakkında şüphe oluştuğunu, bu nedenle ödeme yapılmadığını, zararın da belirtilen miktar kadar olmadığının savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan işyeri sigorta poliçesinde hırsızlık fiilinin teminat kapsamına alındığı, davalının bu durumun aksini ispat edemediği, zararın davacının defter ve belgelerine göre somut olarak hesaplanamadığı, zira defterlerin usulsüz tutulduğu ve davacı lehine delil olamayacağı, davacı tarafından ibraz edilen faturalardaki malların ne kadarının satıldığının tespit edilemediği, hırsızlık sırasında depoda bulunan malların miktarı konusunda yeterli delilin bulunmadığı, faturalarda belirtilen malların nitelikleri gereği uzun süre stokta bekletilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği,
olay tarihi itibariyle bu malların büyük bir kısmının tüketilmiş olması gerektiği, davacının bildirdiği çalınan mal tutarı ile kayıtlara göre stoklarda daha fazla malzemenin bulunması gerektiği, davacı kayıtlarına itibar edilemeyeceği, olaydan hemen sonra tutulan eksper raporu ile bilirkişi raporları dikkate alınarak davacının 10.611,15 TL zararın bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.611,15 TL'nin 21.01.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı tarafın daha yüksek temerrüt faizi olan avans faizi nisbetinde temerrüt faizi istemesi mümkün iken o tarihte yasal faiz karşılığı olan reeskont faizi ile tahsil talebinde bulunmuş olmasına göre davacı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1993, K. 2011/11664, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama