KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2018 E., 2010/3682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.07.2007 gün ve 2006/296 - 2007/343 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.10.2009 gün ve 2008/775 - 2009/10819 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan emtianın 10.06.2005 tarihinde çalındığını, davalının aracı temin eden nakliyeci şirket sıfatı ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilince sigortalılarına ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, riziko gerçekleştikten sonra davacı şirketin düzenlediği poliçenin TTK'nun 1279. maddesi gereğince geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, müvekkilinin emtianın taşıyıcısı olmadığı gibi komisyonculuk da yapmadığını, sadece garaj sahibi olduğunu, sigortalılara verilen taahhütnamedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının taşıma komisyoncusu olarak davacının sigortalısına araç temin ettiği, bu hususta dava dışı ikrarı olduğu, TTK'nun 809 ve 814. maddeleri gereği sorumlu bulunduğu, nakliyenin sigorta teminatı altında olup rücu koşullarının bulunduğu gerekçesiyle davalının takibe itirazının toplam 38.283,30 YTL üzerinden iptali ile asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle icra takibinin devamına karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.10.2009 tarihli kararıyla davalının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle yerel mahkeme kararının ilamda gösterilen nedenlere hasren davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2018, K. 2010/3682, 2 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama