KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2026 E., 2011/11012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.07.2009 tarih ve 2009/15 - 2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin okul öncesi eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda “ABC ANA KUCAĞI” isimli markanın sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinden izin almaksızın müvekkiline ait markayı kullandığını, davalının kullanımının iltibas tehlikesi yarattığını ileri sürerek, davalının müvekkiline ait markaya tecavüzünün tespitine ve önlenmesine, 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kullanımının 2004 yılında başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanını 2005 yılında, “ABC ANA KUCAĞI” markasını ise 18.11.2005 tarihinden tescil ettirdiği, davalının ise 09.08.2004 tarihinde kreş ve gündüz bakımevi açmak üzere Kırıkkale Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvurduğu, anılan kurumun eksik belgeler olduğunu bildirmesi üzerine bu kez 10.09.2004 tarihinde “ANAKUCAĞI” ismiyle kreş ve gündüz bakımevi açmak üzere yeniden müracaat ettiği, söz konusu işletmenin 2004 yılı içerisinde faaliyete geçtiği, davalının dava konusu işareti kullanımının davacıdan evvel başladığı, davacının davalının kullanımına engel olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında dikkate alınması mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2026, K. 2011/11012, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama