KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/203 E., 2011/7789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/07/2008 tarih ve 2007/63-2008/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eğitim ve öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, “Bil Kültür ve Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi+şekil” ve “BİL IQ+şekil” ibareli markaların müvekkiline ait olduğunu, davalının ise “BİLsoft” adı ile eğitim ve öğretim faaliyetlerine başladığını, “BİL” logosunu izinsiz olarak kullandığını, bu şekilde müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesine, 20.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait marka ile davacıya ait markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markaların ayırt edici özelliğinin zayıf olduğunu, “Bil” ibaresini taşıyan başka markaların da tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 99/19284 nolu markasında ayırt edici unsurun baklava şekli içerisinde yer alan “BİL” ibaresi olduğu, davacının diğer markasının ayırt edici unsurunu ise yine baklava şekli içerisinde yer alan “BİL IQ” ibaresinin oluşturduğu, her iki markada da “BİL” ibaresinin eğik şekilde bulunan bir baklava şekli içerisinde kullanıldığı, bu kullanımın bil sözcüğünün bilgisayar, bilgi teknolojileri, bilgi hizmetleri alanında yaygın şekilde kullanılması nedeniyle tek başına marka olarak tescil edilmesinin mümkün olmamasından kaynaklandığı,
davacının markalarına ayırt ediciliği bu şekilde kazandırdığı, davalı şirketin kullanımının ise “BİL soft+şekil” şeklinde olduğu ve markanın bilgisayar hizmetleri ve eğitimi alanında kullanıldığı, her ne kadar bu alan davacının marka tescilleri kapsamında ise de, davalının bil ibaresinin yanısıra soft ibaresini ve logoyu kullandığı, böyle bir kullanımın davacının marka tescil kapsamından çıktığı ve ayırt edici bir niteliğe kavuştuğu, davalı kullanımında davacı markalarındaki ayırt edici unsur olan baklava şeklinin kullanılmadığı, bu durumda her iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı,
davacı markasının tanınmış olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/203, K. 2011/7789, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama