KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2049 E., 2011/11627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2009 tarih ve 2009/250-2009/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin merhum Hacı ve Sakıp Sabancı'nın 1994-2000 arası özel danışmanlığını yaptığını, hizmet karşılığı olarak şahsi hesaplarından kendileri lehine çek keşide edildiğini, bu çeklerin ellerine geçmeden sahte imzayla tahsil edildiğini, bu çeklerden sonradan haberdar olduklarını ileri sürerek, öncelikle 1994-2000 yılları arası Hacı ve Sakıp Sabancı'nın müvekkili lehine çek keşide edip etmediğinin tespitini, çek keşide edilmişse sahte imza ile tahsil edilmesi nedeniyle şimdilik 6.500 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Hacı ve Sakıp Sabancı'dan alacaklı olduğunu belirttiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının Hacı ve Sakıp Sabancı'dan alacaklı olduğunu ileri sürdüğü, husumetin davalı bankaya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
#########
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2049, K. 2011/11627, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama