KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2052 E., 2010/5974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 gün ve 2006/354-2008/102 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.12.2009 gün ve 2008/8314-2009/12918 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Adana Dörtyolağzı Şubesi’nde bulunan hesabını Barajyolu Şubesi’ne aktardığını, 2002 yılında vadeli TL. hesabını hazine bonosuna çevirdiğini, 18.02.2004 tarihinde 24.740.277.207 TL olan hesabı ile 08.09.2004 vade dönüşümlü hazine bonosu aldığını, vade bitiminde 27.905.000.000 TL olan hesabı ile 27.04.2005 dönüşümlü hazine bonosu aldığını, vade bitiminde müvekkilinin hesabında 32.060.000.000 TL olması gerekirken müvekkiline hiç parasının olmadığının söylendiğini, banka müfettişlerinin müvekkilinin devlet tahvili alımına ilişkin hesabının kaynağını bulamadıklarını,
hesabındaki parayı değişik zamanlarda küçük miktarla çekerek hesabını kapattığını, 27.04.2005 vade dönüşümlü 32.060.000.000 TL olacak herhangi bir paranın hiçbir zaman mevcut olmadığını söylediklerini, müvekkilinin işlemlerini hakkında zimmet suçundan dava açılan ...’ın yürüttüğünü, bu kişinin davalı bankanın üçüncü kişilere karşı yetkili temsilcisi olduğunu, yapılmış olan işlemlerin bankayı bağladığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 YTL alacak ve 1.000,00 YTL yoksun kalınan kazanç olmak üzere toplam 10.000,00 YTL’nin tahsilini, ıslahla 32.060,00 YTL’nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesaplarında yapılan inceleme esnasında hareketsiz olarak görünen vadesiz hesaplarda suiistimale yönelik herhangi bir işlem tespit edilmediğini, davacının elinde bulunan 32.060,00 YTL geri dönüşlü devlet tahvili dekontuna istinaden müvekkili bankaya başvurarak bu tutarı talep ettiğini, bu hesapta gerçekleştirilen zimmet eyleminin 05.02.2001 tarihli 3.508.981.188 TL olduğunu, bu tutarın 32.060,00 YTL’ye ulaşmasının mümkün olmadığını, davacının imzasını taşımayan tek ödeme dekontunun 3.508.981.188 TL bedelli olduğunu, gerçek zararın bu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasının banka çalışanı ...'ın idari soruşturma ve ceza yargılamasındaki savunmalarıyla örtüştüğü, davalı bankanın personelinin banka müşterisinin hesabında usulsüz işlemleri nedeniyle BK’nun 55. ve 100. maddeleri uyarınca
adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının 27.04.2005 tarihi itibariyle davalı bankadan 32.060,00 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 32.060,00 YTL’nin davalıdan tahsiline, bu alacağın 10.000,00 YTL’sine dava tarihinden, bakiye 22.060,00 YTL’sine ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz yürütülmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/8314 E, 2009/12918 K sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK.nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Ancak, uyuşmazlığa konu para ile 27.04.2005 vade dönüşümlü Hazine bonosu alındığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı hesabındaki paranın akıbeti hakkında bilgi verilmesi ve ödenmesi yönünde önceden başvuruda bulunmuş ise de bu yöndeki talebin davalıya temerrüde düşürdüğünün kabulü mümkün görülmemiştir.
Hazine bonosunun vadesi 27.04.2005 tarihinde dolacağından ve davacı öncesinden ödeme talebinde bulunduğundan davalı en erken bu tarih itibariyle alacağın tamamı bakımından temerrüde düşmüş sayılacaktır.
O halde, ıslah edilen kısım dahil olmak üzere tüm alacağın 27.04.2005 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde başvuru tarihi olan 03.03.2005 günün esas alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekirken,
anılan husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde düzelterek onanmış olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.12.2009 tarih 2008/8314 Esas-2009/12918 Karar sayılı kararın kaldırılarak hükmün düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2052, K. 2010/5974, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama