KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2056 E., 2010/6211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2007 gün ve 2006/386 - 2007/741 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.10.2009 gün ve 2008/6208 - 2009/10898 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ...ve ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin anasözleşme ile atanmış müdürü olduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında yapılan ortaklar kurulu toplantısında diğer ortaklar tarafından müdürlük yetkisinin kaldırıldığını, TTK'nun 161. maddesine göre yapılan işlemin usulsüz olduğunu, buna rağmen yapılan işlemin ticaret siciline tescil edildiğini ileri sürerek, azil kararının yoklukla malül olduğunun tespitine, tescil ve ilan kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, davanın üç aylık süre içerisinde açılmadığını, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesine göre, ana sermayenin %51’ini teşkil eden ortakların kararı ile müdürün değiştirilebileceğini, yapılan işlemde usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu ortaklar kurulu toplantısına davacının çağrılmadığı, bu durumda toplantının geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ortaklar kurulu kararının yoklukla malül bulunduğuna, tescil ve ilan kararının iptaline dair verilen karar, davalılar ...ve ..., davalı şirket ve davalı ...
Sicili Memurluğu vekilinin temyizi üzerine,"Dava konusu ortaklar kurulu toplantısının TTK'nun 538/4. maddesindeki çağrı merasimi koşulları yerine getirilmeden yapılmış olması halinde TTK'nun 536/son maddesinin göndermede bulunması nedeniyle uygulanması gereken aynı Yasa'nın 381. maddesi uyarınca tek başına çağrı usulsüzlüğünün iptal nedeni oluşturmayacağı gözden karçırılarak davacı ortağın toplantıya davet edilmemesinin toplantıyı geçersiz kıldığından söz edilerek bu toplantıda alınan kararın yoklukla malül olduğuna karar verilmesi gerekçe yönünden yerinde değil ise de.
TTK'nun 543. maddesi hükmünün yollamasıyla limited şirketlere de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi hükmüne uygun olarak davacı ortağın kuruluş anasözleşmesiyle atanmış müdür olması karşısında ancak TTK'nun 161. maddede gösterilen biçimde haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve görevi sınırlandırılıp kaldırılabileceği ve yasanın emredici nitelikteki bu hükmüne aykırı surette ödenmiş sermayenin en az % 51'ini temsil edenlerin kararı ile müdürlerin her zaman değiştirilebileceğine dair anasözleşmenin 10 ncu maddesinin bağlayıcı ve geçerli olmaması nedeniyle davalı ortakların toplanarak
aldıkları davacının müdürlük sıfatına son verilmesine ilişkin kararın yoklukla malul bulunduğu" gerekçesiyle sonucu bakımından onanmıştır.
Davalılardan ...ve ... vekili ile davalı şirket vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ...ve ... vekili ile davalı şirket vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2056, K. 2010/6211, 1 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama