KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2195 E., 2010/2566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Didim Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2008/35-2008/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan dava dışı ...’un ortaklık haklarını 04.06.2007 tarihli devir sözleşmesiyle müvekkiline devrettiğini, bunun üzerine üye kaydının yapılması için müvekkilinin davalı kooperatife başvurduğunu, dava dışı bu kişinin kooperatif ortağı olmadığının söylenerek müvekkilinin talebinin reddinin doğru olmadığını, zira bu kişinin 2007 yılının Ağustos ayındaki genel kurula katılan bir ortak olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ortaklık haklarını devreden dava dışı ...’un davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacının dava açma yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının kendisi dışında birbaşkasının kooperatif ortağı olup olmadığının tespiti için dava açamayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Yukarda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, kendisinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini istememiş, kendisine bu ortaklık hissesini devreden dava dışı ...’un kooperatifin ortağı olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir.
Davalı kooperatife ait olan ortaklık hissesinin noterde yapılan sözleşmeyle dava dışı ... tarafından davacıya devredildiği ancak davalı kooperatife yapılan başvuruya rağmen davacının ortak olarak kaydının yapılmaması nedeniyle oluşan muarazanın giderilmesini istemekte davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Ancak, hisse devrini gerçekleştiren ... ve bu hisseyi davacıdan önce devraldığı ileri sürülen ...’in taraf olmadığı bir davada üyelik tespiti yönünden bir karar verilebilmesi mümkün değildir. Zira, üyeliğin tespiti yönünde verilecek bir karar ismi geçen bu kişilerle birlikte tüm tarafların haklarını ilgilendirmektedir ve davacının dava açmakta da mahkeme kabulünün aksine aktif dava ehliyeti vardır.
Bu durumda mahkemece, kooperatif üyeliğinin tespiti açısından dava dışı ... ile ... hakkında dava açması için davacıya uygun bir mehil verilmesi, dava açıldığı takdirde HUMK.nun 45 nci maddesi uyarınca birleştirilmesi, tüm kooperatif kayıtları incelenerek, davalı kooperatife kimin üye olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde devredildiği, aidatların kim tarafından ödendiği saptanmak, gerektiğinde tüm kayıtlar üzerinde konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmak, bu şekilde kooperatifin gerçekte ortağının kim olduğu belirlenmek ve sonucuna göre davacı talebi hakkında bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2195, K. 2010/2566, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama