KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2373 E., 2010/2864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.03.2008 tarih ve 2008/96-2008/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı kooperatifin ortağı iken 23.11.1997 tarihinde öldüğünü, davalının herhangi bir tebligat keşide etmeden 03.11.1997 tarihli yönetim kurulunun 31.12.1997 tarihli kararıyla müvekkillerinin murisini ihraç ettiğini ileri sürerek, davacıların davalı kooperatifin ortağı olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin genel kurul toplantılarından hiçbirine katılmadığını, sermaye fark bedellerini ödemediğini, ödememe halinde ortaklığın düşeceği yönünde alınmış genel kurul kararları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların uzun süre kooperatif ile irtibata geçmemek suretiyle ortaklık sıfatının gereği edimleri yerine getirmedikleri, üyelik hakkından zımnen vazgeçtikleri, davanın uzun süre sonra açılmasının MK’nun 2. maddesine aykırı düştüğü, yönetim kurulu kararının alındığı tarih olan 03.11.1997 tarihi itibariyle davacıların murisinin sağ olduğu ve sağ kişi hakkında karar alındığı, yönetim kurulu kararında ihracın geçerlilik tarihinin davacılarının murisinin ölümünden sonraki 31.12.1997 olarak belirtilmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2373, K. 2010/2864, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama