KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2376 E., 2010/3101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2007/62 - 2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 28.06.1997 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkillerinin İnşaat Emanet Komisyonu üyesi olarak seçildiklerini, toplanacak aidat ve ara ödemelerinin %15’inin emanet komisyonu üyeleri arasında eşit olarak paylaştırılmasının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin 13.05.2001 tarihine kadar huzur hakkı alacaklarının mevcut olduğunu, bu tarihten sonra da emanet komisyonu üyeliği devam ettiğinden huzur hakkı alacaklarının bulunduğunu, ancak davalının ihtara rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 16.875.00 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda kooperatif yönetim kurulu üyeliğinin ve hatta ortaklığın sona ermesinin emanet komisyonu üyeliğinin sona ermesi sonucunu doğurmayacağı, davacıların 13.05.2001-24.01.2002 tarihleri arasında emanet komisyonu üyeliğinin devam ettiği, alacaklı bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.500,00 YTL temerrüt tarihi olan 09.01.2002 tarihinden, 13.375,00 YTL’nın ise 11.03.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, inşaat emanet komisyon üyeliği ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmiş değildir. Hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunda davacıların inşaat emanet komisyon üyeliğinin gerek yönetim kurulu üyeliği gerekse ortaklıktan
bağımsız bir görev olduğu açıklanmış, yönetim kurulu üyeliği görevlerinin sona ermesinden dava tarihine kadar ücret alacaklarının bulunduğu kabul edilmiştir. Oysa ki, 28.10.2003 tarih, 2003/7666 Esas ve 10056 Karar sayılı Dairemizin bozma ilamında açıklandığı üzere, davacıların yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği 13.05.2001 tarihinden sonra da inşaat emanet komisyonu üyelik görevini ifa edip etmedikleri araştırılmamış, mahkemece de bu husus üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, anılan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, davacı vekili 11.03.2008 tarihli dilekçesiyle davasını ıslah ettiğini, raporda tespit edilen alacağın tamamının hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece de istem gibi karar vermiştir. Ancak, 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün Yargıtay’ca bozulmasından sonra ıslah yapılamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2376, K. 2010/3101, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama