KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2385 E., 2010/2846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.04.2008 tarih ve 2006/250-2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı hakkındaki ihraç kararının iptalinden sonra ortaklık haklarını yeniden kazanan davalının farklı tarihlerde toplam 5.970,00 TL aidat ödemesi yaptığını, ancak Ekim 2000 tarihi itibarıyla 1994 yılından beri ödemelerini düzenli yapan bir ortağın yaptığı ödemenin 6.016,68 TL olduğunu, ülkedeki enflasyon durumu göz önüne alındığında bu durumun ortaklar arasında eşitsizliğe ve davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödeme ve TEFE endeksine göre hesaplanacak enflasyon farkı 3.000,00 TL’nin, birleşen davada ise 7.000,10 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisini haksız olarak ihraç eden davacı kooperatifin gecikmeli ödeme yapmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle temerrüt faizi dahi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (davacı kooperatifin ancak 2000 yılı Ekim ayı sonu itibarıyla ödemelerini düzenli yapan ortakların ödediği meblağdan davalının yaptığı ödeme miktarı düşülerek bulunan eksik ödeme miktarı ve o dönemler için genel kurul kararlarıyla belirlenen gecikme zammı oranlarına göre hesaplanan faiz miktarını talep edilebileceği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporuna göre davacının 765,41 TL aidat ve 8.624,36 TL gecikme faizi alacağının bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüyle toplam 9.380,77 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2385, K. 2010/2846, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama