KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2388 E., 2010/3020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Giresun Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Giresun Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.05.2008 tarih ve 2008/9-2008/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, ortaklık durumunun sorulduğu ihtarnameye verilen cevapta da bu sıfatının devam ettiğinin kabul edildiğini, daha sonra aynı nitelikte başka kooperatife ortak olduğu ve aracının bulunmaması gerekçesiyle ihracına karar verildiğini, oysa müvekkilinin başka bir kooperatife ortaklığının bulunmadığını, davalının 1990 yılından beri taşıma ruhsatı almaması nedeniyle araç temin etmediğini ileri sürerek, usulsüz alınan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “ortağın yeniden araç sahibi olma veya ortaklığı devir etme ihtimali bulunduğundan, bu konuda ortağa uygun bir süre içerisinde amaca uygun araç sahibi olması yönünden bir ihtar yapılması ve bundan sonra bu şartı yerine getirmediği takdirde ihraç edilmesi hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına ve kooperatifin amacına uygun olacağından bu husus gözetilmeden davacının ihracına karar verilmesinin doğru olmayacağı, bu durum karşısında, davalı kooperatifin ihraç kararından önce böyle bir ihtarda bulunup,
uygun süre verip vermediği araştırılmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kooperatif amacına uygun araç sahibi olması konusunda davacıya ihtar yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2388, K. 2010/3020, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama