KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2412 E., 2010/2792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/449 - 2008/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin ortağı olduğunu, işyerlerinin yapımı için dava dışı bankadan kredi kullanıldığını, bu nedenle zarara uğradığını, ortaklara rücu ettiğini, davalının payına düşen kısmın tahsiline yönelik yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının faizin faizini talep ettiğini, genel kurullarda faiz alınması yönünde karar alınmadığını, oysa müvekkilinin tüm borçları ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan ödeme tablosuna göre anaparanın ödendiği, faiz isteme hakkının saklı tutulduğu yönünde bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, borçlu davalının temerrüde düşürüldüğünün de ispat edilemediği, ana borcun sona erdiği 28.08.2001 tarihinden sonra işlemiş faiz alacağının takibe konulmasının MK'nun 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın S.S. Kırıkkale Yeni Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi adına açılmış olmasına, gerekçeli kararda davacı olarak belirtilen ...’ın bu kooperatifin başkanı olduğunun anlaşılmasına, diğer yönetim kurulu üyesi ile birlikte kooperatifi temsilen verdikleri vekaletname uyarınca davanın açılmış bulunmasına, her ne kadar gerekçeli kararda davacı olarak kooperatif gösterilmemiş ise de bu durumun maddi hatadan kaynaklanmış olmasına, yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2412, K. 2010/2792, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama