KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2433 E., 2010/2989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2007/320-2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, asıl davada davalı kooperatifin kuruluşundan 29.07.2007 tarihine kadar kooperatif başkanı olarak görev yaptığını, bu tarihte yapılan genel kurul toplantısında kooperatif başkanlığının sona erdirildiğini, 22.09.2007 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile de kendisine kooperatif başkanı olmasından dolayı verilen dairenin neden gösterilmeden elinden alınmak istendiğini, ayrıca olağanüstü genel kurulda alınan kararların süresi içinde tescil edilmediğinden yok hükmünde olduğunu ileri sürerek,
asıl davada davalı kooperatifin 22.09.2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini, birleşen davada ise davalı kooperatifin 29.07.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına ilişkin çağrının herhangi bir neden gösterilmeden denetleme kurulu tarafından yapılmasının hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, anılan olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme uyarınca kooperatif başkanına daire verilmesinin mümkün olmadığını, bu hususun kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunduğunu, bu nedenle davacının hak iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre genel kurullarda alınan kararların hukuka aykırı olmadığı, davacı hakkında üyelikten çıkarma kararı verildiği ve bu karara karşı açılan davanın reddedildiği, üyelikten ihraç edilen davacının kooperatif genel kurulunun iptalini isteme hak ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile mahkemece davacının üyelikten ihraç edilmesi nedeniyle genel kurul kararlarının iptali isteminde bulunamayacağı belirtilmiş ise de, davacı hakkında verilmiş bulunan ihraç kararının kesinleşmemiş olduğu anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesi yerinde değilse de davacının iptalini istediği genel kurul toplantılarının gerçekleştirilmesinde ve bu toplantılarda alınan kararlarda kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yön olmadığı,
davacının huzur hakkına karşılık olarak kendisine daire verilmesine ilişkin olarak alınmış genel kurul kararının yasa ve anasözleşme hükümlerine açıkça aykırı olması nedeniyle davacı yönünden bu kararın kazanılmış hak oluşturması mümkün bulunmayıp, yasaya aykırı bu kararın asıl davada iptali istenen genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmasında yasaya ve anasözleşmeye aykırı bir yön olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2433, K. 2010/2989, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama