KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2435 E., 2010/2790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sincan Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2007/161-2008/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, hiçbir borcu olmadığı halde kendisinin borcu olduğu yönünde ihtarname keşide edilerek ihracına karar verileceğinin bildirildiğini, oysa müvekkilinin genel kurul kararları uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının borçlu bulunduğu icra dosyasına İİK.nun 89/1 nci maddesi uyarınca ödemeler yaptığını, bunun dikkate alınmadığını ileri sürerek, 31.12.2005-27.01.2007 tarihleri itibariyle müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aidatlarını müvekkili hakkında yapılan icra dosyasına ödediğini, diğer ortakların haciz ihbarına itiraz etmelerine rağmen takip alacaklılarının akrabası olması nedeniyle davacının itiraz etmediğini, borcunun bulunduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının genel kurul kararları uyarınca üzerine düşen tüm mali yükümlülükleri ihtarname tarihine kadar yerine getirdiği, davalının borçlu olduğu icra dosyalarına İİK.nun 89 ncu maddesi uyarınca ödeme yaptığı, bu ödemede bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.12.2005-27.01.2007 tarihleri arasında davalıya ortaklık sebebiyle bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif ortaklığından ihraç amacıyla çekilen ihtarname dolayısıyla borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalının ortağı bulunan davacıya ihtarname keşide ederek aidat borcu olduğunu bildirdiği, davacının da bildirilen dönem itibariyle borcunun bulunmadığını belirterek işbu davasını açtığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bu rapor hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi denetime de elverişli değildir. Somut olayda davacının borcunun bulunup bulunmadığının kendisine çekilen ihtarname kapsamına göre belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, taraflar arasındaki icra takipleri ile davalının maruz kaldığı icra takibi dolayısıyla davacının İİK.nun 89/1 nci maddesi uyarınca yaptığı ödemeleri de dikkate alınmalıdır.
Bu durum karşısında, 19.03.2007 tarihli ihtarnamede dökümü bildirilen davacı borçlarının tek tek ele alınıp, dayanaklarının açıklanması, işlemiş faiz borcunun ihtarnamede belirtilen 27.01.2007 tarihine kadar denetime uygun şekilde hesaplanması, yine davacının anılan tarihe kadar ödemelerinin tespit edilmesi, yapılan bu ödemelerin öncelikle işlemiş faiz borcundan düşülerek hesap edilmesi suretiyle davacının borcun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2435, K. 2010/2790, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama