KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2518 E., 2012/1921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2008/16 - 2009/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sağlık bakım ürünleri alanında 1880’li yıllardan beri faaliyette bulunduğunu, ‘Rembrandt’ ibareli markasıyla beyazlatıcı diş macunu ürettiğini, bu markasının bir çok ülkede tescilli olduğunu, 556 sayılı KHK'nin 7/1-i maddesi kapsamında tanınmış marka seviyesine ulaştığını, anılan markayı taşıyan ürünlerin Gilette firması tarafından Türkiye’de de satıldığını, davalının kötüniyetli olarak markayı kendi adına tescil ettirdiğini, herhangi bir mal veya hizmet üretmediğini, tescilin haksız olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescili 2003/14858 numaralı ‘Rembrandt’ markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını, ibarenin Türkiye’de müvekkili adına tescilli bulunduğunu, iyiniyetin asıl olduğunu, ülkesellik prensibi gereği tescilin korunacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen markanın 18.10.2005 tarihinden 03 ve 05 sınıf emtialar için davalı adına tescil edildiği, davacının daha önce ‘Rembrandt’ ibareli markayı 1989 yılında diş macunları için ABD’de kullanmaya başladığı, başka ülkelerde adına tescilini sağladığı, yabancı ülkelerdeki tescil belgeleri dışında, davacının marka başvuru tarihi olan 2003 yılından önce Türkiye’de tanınmışlığa dair kanıt sunmadığı, tanınmışlık kanıtlarının daha sonraki tarihli olduğu, tanınmışlık için yeterli kanıt sunulmadığı, ancak bir çok ülkede tescilli olduğu,
davalının 1987 yılından beri piyasada bulunan bu markayı ticareti gereği bilmesi gerektiği, yüksek ticari potansiyeli bulunan markayı adına tescil ettirmesinde iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, kötüniyetli tescil nedeniyle 03 sınıf emtialar için hükümsüzlüğünün gerektiği, 05 sınıf emtialar için hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı, zira, marka başvuru tarihinden önce tanınmışlığın kanıtlanmadığı, kaldı ki, tanınmış kabul edilse bile,
556 sayılı KHK'nin 8/4, maddesi ile TRİPS 16. maddesinin koşullarının bulunduğunun da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın 03 sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile katılya yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2518, K. 2012/1921, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama