KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2555 E., 2011/7847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2009 tarih ve 2009/483 - 2009/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde taraflar ve vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmedikleri, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, borçlu olarak firma tarafından keşide edilen ve müvekkilinin hamil olduğu 18.03.2009 tarih ve 62.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibi yaptıklarını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek ödenmemiş çek miktarı olan 62.000,00 TL'nın çek keşide tarihi olan 18.03.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Kayseri olduğunu Osmaniye Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olmadığını bildirerek, yetki itirazında bulunmuş, esas yönden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının icra takibinde yetki itirazı haklı bulunmakla esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin, yetki itirazı yönünden reddine, icra takibini yapmakta Kayseri İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu anlaşıldığından Osmaniye İcra Müdürlüğü'nün yetkisizliğine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yetki itirazı ilk itirazlardan olup esasa cevap süresi içinde yani dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde bildirilmesi zorunludur. (HUMK.189) Hakim yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını resen gözetmek durumundadır. Olayda dava dilekçesi davalıya 28.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili ise süresinden sonra 05.11.2009 havale tarihli dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuştur. Bu durumda süresinde yapılmayan yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiği gibi, davanın da alacak davası olduğu itirazın iptali davası olmadığı nazara alınarak icra dairesinin yetkisinin de incelenerek yazılı olduğu gibi yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2555, K. 2011/7847, 29 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama