KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2781 E., 2011/8325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2009 tarih ve 2009/278-2009/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının dava dışı anonim şirketin ortakları olduklarını, 09.05.2008 günü davalı ile dava dışı Viktor Ovadia'nın baskı ile müvekkillerine bir takım yazılı ve yazısız kağıtlar imzalattıklarını, tahkim şartını içeren belgenin de bu şekilde alındığını, baskı ve tehdit ile alınan belge içindeki hüküm ve kayıtları kabul etmediklerini, davalının söz konusu belgeye dayanarak hakem nezdinde dava açtığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dayanak belgede tahkime yetki verilen uyuşmazlığın belirli olmadığını, ayrıca hakem olarak belirlenen avukatın tarafsız olmadığını ileri sürerek,
tahkim şartının geçersiz olması nedeniyle davalı tarafından açılan davanın hakem nezdinde görülemeyeceğinin tespitine, aksi halde hakemin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, HUMK 521. maddesi uyarınca hakemin reddi talebinin 5 gün içinde yapılabileceğini, davacı tarafça sözleşmenin geçersizliğine ilişkin ileri sürülen iddialarının asılsız olduğunu, sözleşmede yer alan tahkim şartının konusunun belirli olduğunu, hakem olarak tayin edilen kişinin tarafsızlığının da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HUMK'nun 519. maddesinin emredici hükmü gereğince, bir uyuşmazlığın hakem önünde çözümlenmesinin mümkün olup olmadığı hususunda çıkacak uyuşmazlığın mahkemede çözümleneceği, tahkim şartının geçerli olabilmesi için uyuşmazlığın belirli olmasının gerektiği, Anayasa ile bağımsız mahkemelere bırakılan yargı yetkisinin tarafların iradesi ile mahkeme dışında bir şahsa bırakılmasının ancak belirli bir uyuşmazlık için kabul edildiği, bu düzenlemeler çerçevesinde taraflar arasındaki tahkim şartının geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, hakem nezdinde açılan davanın hakemde görülemeyeceğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2781, K. 2011/8325, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama