KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2818 E., 2010/3336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/176-2008/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, gönderilen ilk ihtarnamenin kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu nedenle geçerli olmadığını ileri sürerek, davalı kooperatif tarafından hakkında alınmış bulunan ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacıya kesin süre verilmesine rağmen bu sürede masraf yatırmadığı, ihtarların usulüne uygun olarak yapıldığı, davacının aidat ödeme yükümlülüğünü ihtarlara rağmen yerine getirmediği,ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın yasa ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ortaklıktan çıkarılma kararının iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa tüm delillerini yazılı olarak ibraz etmesi ve bunların davalı tarafa tebliği için avans olarak 20,00 YTL pul vermesi yönünde 28.11.2007 tarihli oturumda 10 günlük kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen sürede delil listesi ibraz edilmiş ise de masraf yatırılmadığından dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde dayandığı tüm delilleri tek tek belirtmiş olup, dayanılan deliller arasında davalı kooperatife ait genel kurul, yönetim kurulu kararları ile yasal defterler de gösterilmiş olmasına göre mahkemece dayanılan delillerin ilgili yerlerden ve davalı kooperatiften temini için davacıdan gerekli masrafın alınmasına karar verilmesi gerekirken davacının davalıda bulunan kayıtları temin etmesinin mümkün de olmamasına göre mahkemece kesin süre verilmesine ilişkin ara kararının usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından buna dayanılarak davacının dayandığı deliller toplanmadan dosyadaki deliller değerlendirilerek davanın
reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Kabul şekline göre de mahkemece, dosyadaki deliller değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de davacı 1 nci ihtarnamenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş olduğunu, bu ihtarnameden haberdar bulunmadığını ileri sürmüştür.Bu durumda mahkemece dosyada bulunan sözkonusu ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup olmadığının araştırılarak davacının bu yöndeki iddiasının üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmamış olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2818, K. 2010/3336, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama