KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2832 E., 2010/3437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2008 tarih ve 2006/230-2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunan davalının aidat ve gecikme faizi borcunu ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ödemelerinin dikkate alınmadığını, aidatlarını zamanında ödemeyen bir çok ortaktan gecikme faizi talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortağı olan davalının 31.05.2005 tarihi itibariyle aidat ve gecikme faizi borcunun tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline ile takibin 5.500.90 YTL asıl alacak ve 8.140.45 YTL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Kooperatifler Yasası’nın 99 ncu maddesinde bu yasadan kaynaklanan davaların basit yargılama usulüne tabi tutulacağı öngörülmüş olup, HUMK nun 176/11 nci maddesi uyarınca basit yargılama usulüne bağlı tutulan dava ve işler adli ara vermede de görülebileceğinden bu tür davalarda verilen kararlara ait temyiz süreleri adli tatilde de işleyecektir.
Davalı vekilin temyiz dilekçesi davacı vekiline 13.08.2008 günü tebliğ edilmiş ve karar HUMK nun 433 ncü maddesinde öngörülen yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 04.09.2008 tarihinde temyiz edilmiştir. 1.3.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkemece bir karar verilebileceği gibi Yargıtay’ca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, kooperatif ortaklığından kaynaklanan aidat ve gecikme faizi alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Ancak, icra takibinde emredici nitelikteki BK.nun 104 ncü maddesi hükmüne aykırı şekilde işlemiş faize de temerrüt faizi uygulanacak şekilde talepte bulunulduğu dikkate alınıp, hüküm kurulurken asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2832, K. 2010/3437, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama