KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2835 E., 2010/4046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/385-2008/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığından yönetim kurulu kararı gereğince usul ve yasaya aykırı bir şekilde ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile üyeliğe yeniden devam kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif tüzel kişiliği aleyhine açılması gerektiği halde yönetim kurulu üyeleri aleyhine açıldığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının tahditli plaka uygulamasına geçiş döneminde kooperatifle ilişkisini kendisinin kestiğini, tahditli plaka uygulamasına geçiş sürecinden önce tercihini diğer bir kooperatif üyesi olarak kullandığını, kooperatif üyesi olabilmek için gereken koşulları yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacı tarafın davalı kooperatif ortaklığından ana sözleşme hükmü gereğince eksiklikleri gidermek için süre vermeden ve bu konuda ihtarname çekmeden çıkarıldığını iddia etttiği, oysa davalı kooperatifin anasözleşmesinin 10.maddesi hükmünde ortaklık şartlarını taşımayan ortağın,üyelik şartlarını yerine getirmesi için ihtarname çekerek süre vermeksizin ortaklıktan çıkarmasında şekil noksanlığının bulunmadığı, ayrıca davacının anasözleşmenin 10.maddesinin 5-6 maddesi uyarınca ortaklık şartlarını taşımadığı, davacının ortaklık şartlarının gereğini biliyor olmasına rağmen yaklaşık 10 yıldır durumunu şartlara uygun hale getirmediği ve çıkarılması üzerine dava açmasının MK. nun 2.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, davacının başlangıçta davalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklık için öngörülen koşulları taşıdığı, daha sonra davacının başka bir kooperatife ortak olması, başka bir deyişle anasözleşmenin 10/6 ncı maddesine aykırı davranması nedeni ile ihraç edildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Uyuşmazlık, davacının anasözleşmenin anılan hükmüne aykırı davranması halinde, ortaklık koşullarına riayetsizlik gereğinin yerine getirilmesine ilişkin olarak davacıya başka bir kooperatife ortak olmasının ortaklık anasözleşmesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle, münasip bir süre içerisinde başka ortaklıktan çıkması, aksi halde ihraç edileceğinin ihraç kararından önce bir uyarı ile davacıya bildirilmesinin gerekip gerekmediği noktasında olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile yasa ve anasözleşmede böyle bir düzenleminin bulunmadığından hareketle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mahkemenin kabulünün aksine, yasa ve anasözleşmede böyle bir hüküm bulunmasa dahi ihraç kararından önce, davalı kooperatif tarafından başka bir kooperatife ortak olmasının ortaklık koşullarına aykırı olduğu, o ortaklıktan verilecek münasip süre içersinde çıkması, aksi halde ihraç edileceği hususunda davacı ortak bir uyarı ile açıkça uyarılmalıdır.Aksi halin kabulünün iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde ele alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
2-Öte yandan, mahkemece, davacının ihraç nedeni ile sınırlı olarak yargılama yapılarak karar verilmesi yerine, ihraç nedeni dışında da inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2835, K. 2010/4046, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama