KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2845 E., 2010/3163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.09.2006 tarih ve 1997/459-2006/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar ... ve ... vekili asıl davada, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarını, 29.06.1997 tarihli genel kurul toplantısına vekilleri aracılığı ile katıldıklarını, toplantıda bazı üyelerin diğer üyeler tarafından tehdit edildiğini, ortak olmayan kişilerin toplantıya katıldıklarını, söz isteyen vekillerinin konuşturulmadığını, konuşmalarının ise zapta geçirilmediğini, genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilleri hakkında alınan ihraç kararlarının doğru olmadığını, müvekkillerinin borçları olmadığını ileri sürerek, müvekkilleri hakkında alınan ihraç kararlarının iptalleri ile genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, müvekkilleri peşin ödemeli ortak oldukları halde parasal yükümlülükleri yerine getirmediklerinden bahisle haklarında ihraç kararı alındığını, 29.06.1997 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini, iptal edilmediği taktirde müvekkilleri hakkında alınan ihraç kararlarının iptallerini ile talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulun usulüne uygun yapıldığını, ihraç kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın davacıları ... ve ...’in 29.06.1997 tarihli genel kurula katıldıkları, gündemin 6. maddesi ile 1 ay içinde kooperatifin banka hesabına ödeme yapmayan ortakların ihraçlarına karar verileceğinin oy çokluğu ile kabul edildiği, alınan karara karşı ihtirazi kayıt koymadıkları, alınan kararlara karşı muhalefetlerinin olmadığı, genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyecekleri, genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda parasal yükümlülüklerini yerine getirdiklerine dair dosyada kanıt bulunmadığı, davacıların bu yönde dosyaya kanıt sunmadığı,
davacıların ihracı yönünde alınan 24.04.1997 tarih ve 188 sayılı yönetim kurulu kararının yerinde olduğu, diğer davacıların yargılama sırasında parasal yükümlülüklerini yerine getirdikleri ve davalı kooperatif ile anlaştıklarından davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davacılar ... ve ... tarafından açılan asıl davanın reddine, birleşen davada davacıların ortaklığa kabul edilmesi nedeniyle dava konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava genel kurul kararının iptali ve ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Birleşen davada davacıların ortaklığa kabul edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup davayı vekili vasıtasıyla takip eden davacılar yararına, maktu vekalet ücretine karar verilmemesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davanın niteliğine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Tarife uyarınca belirlenen maktu vekalet ücretine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2845, K. 2010/3163, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama