İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/2851 K.2010/3100

Taraflar arasında görülen davada Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/02/2007 tarih ve 2006/435-2007/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2010/2851Karar2010/3100Tarih22 Mart 2010Okuma5 dk · 995 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/2851 E., 2010/3100 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

995 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/02/2007 tarih ve 2006/435-2007/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kooperatife ait iki adet bodrum kat payını 14.07.2000 tarihli sözleşme ile devir aldığını, 04.10.2000 tarihinde devirleri bildirerek ortaklık kaydını yaptırdığını, bu kooperatifte önceden de bir payının mevcut olduğunu, önceki bu payını 03.10.2000 tarihli sözleşme ile dava dışı ...’a devir ettiğini, her nasılsa anılan ortaklık devir edilmesi istenirken dava dışı kooperatifteki tüm payların devir edildiği ibaresinin sözleşmeye yazıldığını, açıklanan iradenin gerçeği yansıtmadığını, devrin bir ortaklık için yapıldığını, esasen alıcının da tek bu payı adına kaydettirdiğini,

dava dışı kooperatif yöneticilerinin gerçek iradeyi yansıtmayan açıklamaları dikkate alıp, alıcı ...’u da yanıltarak bodrum katlara ait payları müvekkilinin aslında kooperatif adına aldığını, hile ile üzerine geçirdiğini belirterek kooperatife devir etmesi gerektiğini söylediklerini, daha sonra doğrudan davalılar adına devri sağladıklarını, davalıların da durumu bildiklerini ileri sürerek, taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yerlerin öncesinde ... tarafından davacı ...’ya ve daha sonra da kızı...’e satışının yapıldığı,...’in bu sebeple kooperatife açtığı davanın reddedildiği, kararın kesinleştiği, bunun üzerine ...’in davacı aleyhine sözleşmenin iptali için dava açtığı, sözleşme tarihinde davacının kooperatifin yetkilisi bulunduğu, akabinde yerleri kendi adına aldığını bildirerek bu davayı açtığı, daha sonra 03.10.2000 tarihinde ...’a satmış gibi göründüğü, tanık olarak dinlenen bu kişinin bodrum katları davacının kendi adına alıp almadığını bilmediğini açıkladığı,

sözleşmede tüm hisseler dendiği için onun üzerine geçtiği, dava dışı kooperatif yetkililerinin yerlerin aslında davacı tarafından kooperatif adına alındığını Tamer’e bildirmeleri üzerine onların talimatı ile Tamer’in davalılara devir ettiği, davalıların iyiniyetli üçüncü kişi bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Davacının, dava dışı kooperatifin ortağı olduğunu, bu kooperatifte daha önceden bir ortaklığının bulunduğunu, 14.07.2000 tarihli devir sözleşmesi ile de dava konusunu teşkil eden iki adet bodrum kat ortaklığını dava dışı ...’den devir aldığını, böylelikle üç ortaklığının olduğunu, bu ortaklıklarından önceki tarihli olan ortaklığını yine dava dışı ...’a 03.10.2000 tarihli devir sözleşmesi ile devir ettiğini, ancak noterden düzenlenen devir sözleşmesinde her nasılsa bu ortaklık dışında uyuşmazlığa konu bodrum kat ortaklıklarının da devir edildiği açıklamasına yer verildiğini, gerçekte iradelerin bunları kapsamadığını,

esasen dava dışı akit ...’un bunu kabul ettiğini, tek bir ortaklık için ortaklık kaydını yaptırdığını, dava dışı kooperatifin yöneticilerinin bodrum katların ortaklığının kooperatife ait olduğunu söylemesi üzerine, dava dışı akidin hak sahibi olmadığı bu bodrum katlarına ilişkin ortaklıkları davalılara devir ettiğini, davalıların da durumu bildiklerini iddia etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi doğru değerlendirmeler de içermemektedir. Tapu kayıtlarının incelenmesinde davalıların anılan taşınmazların mülkiyetini tapudan devir yolu ile değil, kooperatif ortaklığı dolayısıyla tahsis suretiyle edindikleri anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalıların kooperatif ortaklığını usulüne uygun şekilde kazanıp kazanmadıklarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlığın klasik anlamda tapu kaydından iyiniyetli taşınmaz iktisap edilmesi kuralları ile çözülmesi mümkün değildir.

Davacının uyuşmazlığa konu ortaklıkları 14.07.2000 tarihli noter sözleşmesi ile dava dışı ...’den devir aldığı anlaşılmaktadır. Anılan kişi 06.07.2000 tarihli düzenleme suretiyle taşınmaz satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesi ile taşınmazını dava dışı kooperatife satmayı taahhüt etmiştir. Sözleşmenin içeriğinden anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığa konu bodrum katların mülkiyetinin ...’e ait olacağı kararlaştırılmıştır.

Kooperatif adına temsilci olarak sözleşmeyi imzalayanlar arasında davacı da yer almıştır. Ancak, dava dışı ... davacı ile 14.07.2000 tarihli devir sözleşmesi yaptıktan sonra, 10.10.2000 tarihinde aynı ortaklıklarla ilgili olarak kızı... ile de devir sözleşmesi akdetmiştir. Bu kişinin dava dışı kooperatife açtığı tapu iptal ve tescil davası ret edilmiş, temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

Ayrıca, davacının akidi ... gerçek iradesini yansıtmadığı iddiasıyla davacının işbu davasının dayanağını teşkil eden 14.07.2000 tarihli devir sözleşmesinin iptali için 24.04.2006 tarihinde davacı aleyhine dava açmış olup, halen bu davanın derdest bulunduğu da dosya kapsamıyla sabittir.

Davacının akidi ... yine dava dışı kooperatife 20.11.2003 tarihli dilekçeyle başvurarak uyuşmazlığa konu bodrum katlarına ilişkin paylarını davalılara devir ettiğini bildirmiş, davalıların da bu bildirime dayalı olarak ortak kayıtları yapılmış ve tapular adlarına düzenlenmiştir.

Ancak, gerek dava dışı...’in açtığı davada gerekse işbu davada tanık olarak dinlenen ..., davacı ile yaptıkları 03.10.2000 tarihli sözleşmenin salt davacının önceden sahip olduğu normal kat ortaklığını kapsadığını, uyuşmazlığa konu ortaklıklarla ilgisinin bulunmadığını, daha sonra kooperatif yetkililerinin kendisine söyledikleri şekilde hareket ettiğini, davacının önceden yönetim kurulu üyesi olduğunu, bodrum katları kooperatif adına alması gerekirken kendisi üzerine almaya çalıştığını, gerçekte bu dairelerin kooperatife ait bulunduğunu söylemeleri sonrasında talimat doğrultusunda davalılara ortaklıkları devir ettiğini açıklamıştır.

Davacının ortak ve önceden yöneticisi olduğu dava dışı kooperatifin 04.01.2001 tarihli genel kurulunun 10 ncu maddesinde de bodrum katlarındaki ihtilafların giderilmesi için yönetim ve denetim kurulu tarafından dava açılmasına ve ...’a satılan dairenin dışındaki hakların noter kanalıyla kooperatife devrine karar verilmiştir.

O halde, açılan işbu dava sonucu verilecek kararın dava dışı ... ve S.S. ...

Yapı Kooperatifi’nin hukukunu da etkileyecek olduğu dikkate alınıp, davacı tarafa anılan kişilere karşı dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki bu davayla birleştirilmesi, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği 14.07.2000 tarihli devir sözleşmesinin iptali için akidi dava dışı ... tarafından aleyhine dava açıldığı, o davanın eldeki bu davanın sonucuna etkisinin bulunacağı dikkate alınarak sonucunun beklenmesi, daha sonra tüm iddia ve savunmaların değerlendirilmesi, gerektiğinde aralarında kooperatif hukukunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması,

taraf kanıtları ile kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2851, K. 2010/3100, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2851
Karar No
2010/3100
Tarih
22 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2851 K.2010/2885
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/2851 K.2010/3158
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/2851 K.2010/2751
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2852 K.2010/3802
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/2852 K.2010/2861
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/2852 K.2010/3102

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.