İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/2884 K.2010/4103

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/68-2008/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2010/2884Karar2010/4103Tarih12 Nisan 2010Okuma5 dk · 901 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/2884 E., 2010/4103 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Nisan 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

901 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/68-2008/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğu hususunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini ve anılan kararın kesinleşmiş olduğunu, bu karar sonrasında davalıdan müvekkilinin ortak olarak kaydının yapılmasının istendiğini; ancak, davalının anasözleşmede belirtilen belgelerin temini ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesine yönelik olarak müvekkiline ihtarda bulunduğunu, bu amaçla gönderilen ihtarnamelerin usulsüz olduğunu, bu ihtarlara dayalı olarak müvekkilinin ortaklıktan ihracına karar verilmesinin yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya yasal zorunluluktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi için anasözleşmede yazılı şartlar uyarınca ihtarda bulunulduğunu, ancak davacının ihtarlarda belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, alınan ihraç kararının yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı hakkında alınan önceki ihraç kararının iptaline ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra hemen ihraç işlemine girişildiği ve anasözleşmenin 10 ncu maddesinde belirtilen hususların yerine getirilmesi için birinci ihtarın gönderildiği, ihtarda verilen 10 günlük sürenin kısa olduğu, davalının objektif iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiği, bu sebeple yapılan ihraç işleminin iptalinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davacı hakkında alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı kooperatifçe davacı ortağının iki nedene dayanılarak ihraç edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerden ilki davacının anasözleşmenin 10. maddesinde belirtilen belgeleri, ihraç kararının dayandığı iki ihtarda verilen sürelere rağmen temin edememesidir.

Mahkemece bu konuda sadece davacıya anılan belgeleri temin etmesi için ilk ihtarnamede 10 günlük süre verilmesinin yetersiz ve bu nedenle kötü niyetli olduğu gerekçesine dayanılmış ve ihraç kararının iptaline karar verilmiştir. Oysa kooperatifçe anılan belgeleri temin etmesi için davacıya 30 günlük süre tanıyan ikinci bir ihtarname daha keşide edilmiş olup, bu iki ihtarda belirtilen toplam süre dikkate alınırsa, verilen sürelerin yetersiz olduğu söylenemez.

Esasen davacı da birinci ihtarnameye verdiği cevabi ihtarda, kendisine 30 günlük süre verilmesini istemiş, kooperatifçe bu istem yerine getirilerek keşide edilen ikinci ihtarda 30 günlük süre verilmiştir. Ancak, davacı tarafından ilk ihtardan sonra anılan belgelerin davalı kooperatife noter aracılığıyla keşide edilen bir ihtarname ile gönderildiği ileri sürülmüş, davalı kooperatifçe de bu husus kabul edilmiştir.

Bu durumda davalı kooperatifçe hangi belgelerin eksik olduğu belirtilmeden ikinci ihtarnamenin keşide edilmesi suretiyle davacının ihraç edilmesi doğru olmamıştır. Dolayısıyla mahkemece ihtarnamelerde verilen sürelerin yetersiz olduğu gerekçesiyle ihraç kararının haksız sayılması yerinde değilse de mahkemenin bu kabulü, yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğrudur.

Davacının ihracının dayandığı ikinci neden, aidat ve gecikme faizi borcunun süresinde ödenmemesidir.

Mahkemece bu konuda Dairemize intikal eden emsal dosyalarda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarnamelerde talep edilen aidat ve gecikme faizi alacağının, hangi genel kurul kararlarıyla belirlendiğinin ihtarnamelerde açıklanmadığı, ayrıca ikinci ihtarnamede verilen 30 günlük sürenin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle ihraç kararının dayandığı ihtarnamelerin usulsüz olduğu bildirilmiş ve bu nedenle de ihtarnamelerde istenen aidat ve gecikme faizi miktarlarının doğru olup olmadığı yönünde bir hesaplama yapılmamıştır.

Oysa anılan ihtarnamelere ekli listelerde aidat ve gecikme faizi alacaklarının tek tek hangi aylara ait olduğu belirtilmiş olup, ihtarnamelerde ayrıca bu miktarların hangi genel kurul toplantılarında kararlaştırıldığının belirtilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Yine Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesinde ortağa gönderilecek 2. ihtarda bir aylık süre verilmesi gerektiği ve bu sürenin ortağın aleyhine olacak bir şekilde değiştirilemeyeceği belirtilmiş ise de ortağın lehine olacak veya aynı sonucu doğuracak bir sürenin verilmesi halinde, bir ay ibaresi kullanılmasa bile o ihtarın usulsüzlüğünden bahsedilemez.

Somut olayda da davacıya gönderilen ikinci ihtarda 30 günlük ödeme süresi tanınmış ise de bu ihtarname davacıya 11.11.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla ihtarnamenin tebliğ edildiği ay dikkate alınırsa bu yönde bir usulsüzlükten de söz edilemez.

Dava konusu ihraç kararının dayandığı ihtarnamelerde şekli yönden başka bir eksiklik de bulunmadığından, artık ihtarlarda talep edilen aidat ve gecikme faizi alacağının miktar itibariyle doğru olup olmadığının incelenmesi gerekecektir. Nitekim davacı tarafından da bu rakamların ve hesaplamanın hatalı olduğu konusunda ayrıntılı itirazlar ileri sürülmüştür.

O halde mahkemece anılan ihtarnamelere ekli listelerde belirtilen aidat ve gecikme faizi taleplerinin dayandığı genel kurul kararlarının tamamının getirtilerek, davalı kooperatif talebinin miktar açısından doğru olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla tespit ettirilmesi ve miktarda bir farklılık varsa bunun ihraç kararını geçersiz kılıp kılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, davacı tarafından ihraç kararının dayanağı olarak keşide edilen ilk ihtardan sonra kısmi ödemede bulunulduğu ileri sürülmüş olup, davalı kooperatifçe de bu ödeme olgusu kabul edilmiştir. Mahkemece bu iddianın doğru olup olmadığı, bir ödeme varsa bu ödemenin ihtarnamelere konu edilen borç dönemine ilişkin bulunup bulunmadığı, eğer ihtarnamelerdeki borç dönemine ilişkin ise yapılan ödeme miktarının ikinci ihtarda gösterilip gösterilmediği de incelenmemiştir. Oysa ortağa gönderilen ilk ihtardan sonra, bu ihtarda talep edilen borç dönemine ilişkin bir ödeme yapılmış ise bu ödemenin ikinci ihtarda borçtan indirilmesi ve ondan sonra ikinci ihtarın gönderilmesi gerekir. Aksi halde ikinci ihtar geçersizdir ve bu ihtara dayanılarak ihraç kararı verilemez.

Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2884, K. 2010/4103, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2884
Karar No
2010/4103
Tarih
12 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/2884 K.2010/4682
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/2885 K.2010/7459
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/2885 K.2010/3904
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/2885 K.2010/4382
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/2885 K.2010/3360
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/2886 K.2010/3989

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.