KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3027 E., 2010/6702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 gün ve 2006/324 - 2008/173 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.12.2009 gün ve 2009/10669 - 2009/12320 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortağı olan müvekkiline düşen konutun kura ile belirlendiğini, protokoller ve genel kurul kararları uyarınca ödemelerinin tamamını yerine getirdiğini, genel kurul kararına rağmen konutun tapusunun verilmediğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, genel kurul kararına dayalı olmayan protokollerin geçerli olmadığını, ortaklar arası eşitlik bulunduğunu, davacının borcunun olduğunu, taşınmazın tapusunu isteme hakkının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı olduğu, kura ile adına dava konusu bağımsız bölümün tahsis edildiği, davalı genel kurulunda borcunu ödeyenlere ilişkin olarak tapularının devirlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, 05.09.2005-09.02.2007 tarihleri arasında 44 ortağa tapularının verildiği, kooperatifin ortağa tapu devrinin yapabilmesi için ortağın tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmesinin şart olduğu, peşin ödemeli ortaklık veya yönetim kurulu tarafından yapılan konut satışlarının davalının genel kurul kararına dayanmadığı ve sonradan da onay verilmediği,
davacının dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğu, depo kararına rağmen ödenmediği, kendisine düşen konutun tapusunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.12.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlık, davalı kooperatif ortağı olan davacı adına dava dışı Recep Boğatekin ile davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri arasında akdedilen 03.07.2003 ve 16.03.2005 tarihli protokoller çerçevesinde davacının kooperatife olan yükümlülükleri bakımından ibra edilmiş sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı olarak davalı kooperatifin 27.05.2005 tarihli genel kurul toplantısında borcu olmayan ortaklara tapuların verilmesine dair alınan karar uyarınca kur’a sonucu davacıya isabet eden dairenin tapusunun davacı adına tescilinin talep edilip edilemeyeceği konusundadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kooperatifin 27.05.2005 tarihli genel kurulunda borcunu ödeyenlere ilişkin olarak tapularının devirlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, 05.09.2005-09.02.2007 tarihleri arasında 44 ortağa tapularının verildiği, kooperatifin ortağa tapu devrinin yapabilmesi için ortağın tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmesinin şart olduğu, peşin ödemeli ortaklık veya yönetim kurulu tarafından yapılan konut satışlarının davalının genel kurul kararına dayanmadığı ve sonradan da onay verilmediği, davacının dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğu, depo kararına rağmen ödenmediği,
kendisine düşen konutun tapusunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.12.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Ancak, davacı tarafından karar düzeltme dilekçesi ekinde sunulan davalı kooperatife ait 30.12.2009 tarihli genel kurulun 7. gündem maddesinde, yönetim kurulunun muhtelif ortaklarla kooperatif adına yaptığı 03.07.2003 ve 16.03.2005 tarihli protokollerin onaylanmasına ve protokollerde belirtilen dairelerin tapularının ilgililerine devri için yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, 30.12.2009 tarihli genel kurul kararı davalı kooperatiften celbedilip davacının durumunun bu genel kurul kararı çerçevesinde yeniden değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2009/10669 E, 2009/12320 K. ve 02.12.2009 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3027, K. 2010/6702, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama