KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3032 E., 2011/14603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 17/09/2009 tarih ve 2009/389-2009/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşıma rizikolarına karşı sigortaladığı emtianın davalı tarafından denizyolu ile taşınması sırasında hasarlı olarak alıcısına teslim edildiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine yapılan itiraz tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1361. madde hükmüne dayalı itirazın iptali istemine ilişindir.
İİK.nun 67/1. fıkrası hükmünde, açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2. madde ve fıkra hükmünde de itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir.
Somut olayda, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın davalıya tebliğine ilişkin belge dosya içinde mevcut değildir. Davalının itirazı davacıya tebliğ edilmediğine göre açılan davanın süresinde olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3032, K. 2011/14603, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama