KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3091 E., 2010/5965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2007 tarih ve 2003/578-2007/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.09.2007 gününde davalı avukatı ...Hediyelik Eşya San.ve Tic. Ltd.
Şti. avukatı ...geldi, davacı vekili ve diğer davalılar duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait taşınmazın bitişiğinde bulunan davalı şirketin kendisine ait taşınmazda inşaat yapmak üzere hafriyata başladığını, hafriyat sırasında müvekkillerine ait 8 numaralı parsele tecavüzde bulunulduğunu, tecavüzün giderilmesi konusunda taraflar arasında 25.05.2002 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak davalı tarafın sözleşmeye uygun davranmadığını, hafriyat alanını tekniğine uygun olarak ve süresinde doldurmadığını, müvekkiline ait 8 numaralı parselin davalılar tarafından malzeme stoku ve sair işler için kullanıldığını,
müvekkillerine ait taşınmazın bir kısmına Shell Benzin İstasyonu yapılmak üzere kiraya verildiğini, kalan kısmına da plaza inşaatı yapılmak üzere inşaat ruhsatı alındığını, davalı tarafın taraflar arasında düzenlenmiş olan 22.05.2002 tarihli sözleşmeye uygun olarak doldurma işlemi gerçekleştirilmiş olsa idi, müvekkillerinin arsası üzerine yapacağı trafo merkezi, LPG tankı ve B Blok Plaza İş Merkezi inşaatlarına mani olunmayacak ve müvekkillerinin zararı doğmayacağını ileri sürerek,
davacılar zararı nedeniyle şimdilik 500.000.000.000 TL' nın 10.06.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, inşaat yapılmasına engel olunduğu iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kendi arsası üzerinde hafriyat çalışması yaptığı sırada davacılara ait bitişik arsayı kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 20.000 USD kullanım bedelinin davacılara ödendiği, sözleşmede davacıların arsasındaki hafriyatın eski hale getirileceğinin kararlaştırıldığı, ancak bunun hangi teknik usule göre yapılacağının ayrıntılı olarak belirtilmediği, davacıların sürekli fikir değiştirerek dolgu çalışmalarını engellediği, gecikmeye davacıların sebebiyet verdiği,
bu durumda davalıların sözleşme gereği eski hale getirme masraflarını ödemeleri gerektiği, ancak yoksun kalınan kira gelirinden sorumlu olmadıkları, ayrıca LPG tankı ve trafo binasının hafriyat alanı dışında kaldığı, 20.000 USD' nın ise kullanım bedeli olarak ödendiği, davalı şirket dışındaki diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarından davalı şirket ile sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 26.077,50 YTL' nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3091, K. 2010/5965, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama