KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/314 E., 2011/8638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2007/245 - 2009/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun kamu yararına faaliyet gösteren ülkenin ve dünyanın en önemli yardım kuruluşlarından olduğunu ve TPE nezdinde tescilli tanınmışlık düzeyine erişmiş markaları olduğunu, “KIZILAY AFYON KARAHİSAR MADEN SUYU VE SODASI şekil”, “KIZILAY Doğal Mineralli Su 1926’DAN BERİ Şekil” “TÜRKKIZILAYI Doğal Mineralli Meyve Aromalı İçecek Şekil” markalarının tescilli bulunduğunu, davalının kullandığı “Kızılay Gayrımenkul” ve “Kızılay İnşaat” markalarının karıştırılma ihtimali yüksek olduğunu ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğünü, hükmün ilanını, davalı şirketin ambleminin kullanılmasının önlenmesini, men’ini, ref’ini, marka hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanının “Kızılay İnşaat Mühendislik Emlak Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.” olduğunu ve ticaret unvanını kullanmasının doğal olduğunu, “Kızılay Gayrımenkul” markasının kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının “Kızılay İnşaat” ibareli markasının 37. sınıfta tescilli olduğu, davacı markalarının tescilli olduğu 32. sınıf içecek sektöründe tanınmış olmadığı, taraf markalarının esas unsuru aynı olsa da mal/hizmetlerin farklı olduğu ve ihtar tarihinde davalı markasının tescilli bulunduğundan marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı, davacı dernek tarafından kullanılan KIZILAY ibaresinin tüm Türkiye’de hatta dünyada kullanılan, uluslararası nitelikte bir işaret olması nedeniyle anılan işaretle iltibas oluşturabilecek nitelikte bir markanın kullanımının 556 sayılı KHK.m.7/g hükmüne aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davalı markasının hükümsüzlüğüne, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/314, K. 2011/8638, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama