KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3150 E., 2011/15837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2008/38 - 2009/852 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ayva bahçelerinin “don” rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 2007 yılı Nisan ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle ayva ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 12.400,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, don olayının meydana geldiği tarihte ağaçlardaki çiçeklenmenin devam ettiğini, meyve oluşumunun başlamadığını, bu nedenle hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle hasar oluştuğu, rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına ve buna göre ticari işlerde uygulanan temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tarım sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece doğru olarak uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da teminat dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya benzer dosyalarda alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporları da gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, mahkemece hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3150, K. 2011/15837, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama