KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3219 E., 2011/14732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.11.2009 tarih ve 2008/293-2009/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin "htc care" ibaresinin 37. sınıfta yer alan bir kısım hizmetleri kapsayacak şekilde adına tescili amacıyla davalı TPE Başkanlığına başvurduğunu, talebinin ve YİDK'ya yaptığı itirazın, "htc + şekil" ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ibareler arasında ayniyet ya da ayniyete yakın bir benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin, ticaret ünvanının ilk harflerinden oluşan dava konusu "htc care" markasını uzun süredir 37. sınıfta yer alan hizmetler üzerinde eylemli şekilde kullandığını ileri sürerek TPE YİDK'nın 25.07.2008 tarih ve 2008-M-3774 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun ilanına ve tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescili istenen ve redde mesnet markalardaki baskın unsurun "HTC" harfleri olduğu, asıl unsurlardaki bu birebir örtüşme nedeniyle sözkonusu markalar aynı değilse de, tüketici nezdinde, okunuş, anlam telaffuz ve genel intiba olarak aynı imiş gibi algılanacağı, davacı başvurusunun tescil edilmek istendiği 37. sınıfa dahil hizmetler ile aynı veya aynı tür hizmetlerin redde dayanak marka kapsamında da yer aldığı, bu nedenle KHK'nın 7/1-b hükmü engelinin somut olayda gerçekleştiği, diğer taraftan başvurunun 22.06.2004 gün ve 5194 sayılı yasanın yürürlüğünden sonra, 23.07.2007 tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle 7/1-b hükmü engelinin 7/son fıkrası uyarınca aşılmasına olanak bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3219, K. 2011/14732, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama