KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3273 E., 2010/12773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.04.2009 tarih ve 2008/79-2009/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kiracı olduğu işyerinin bulunduğu iş hanının davalı tarafından satın alındığını, var olan yangı algılama ve söndürme sistemini yenileyeceğinden bahisle tadilat, tamirat ve tevsii nedeniyle tahliye davası açtığını, tahliye kararı verildiğini, tehiri icra istemiyle kararın temyiz edildiğini, davalının buna rağmen bir an evvel tahliyeyi sağlamak amaçlı olarak iş merkezinin üç girişini tek girişe düşürdüğünü, müvekkilinin isim levhasını kaldırdığını, girişe ve asansöre engel olacak şekilde iskele kurdurduğunu, koridordaki büroları yıktırdığını, elektriği kestiğini,
tuvaletler dahil her yerin yıkım artığı ile dolduğunu, akdin devam ettiğini, ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 10.000.00 manevi tazminatın tahsiline, asansörün çalışmasının devamına ve elektriğin bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yasal haklarını kullandığını, manevi tazminat koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kiracı olarak bulunduğu taşınmazın davalı tarafından tamamen satın alındığı, sözleşmenin tahliye kararının kesinleşmesine kadar devam ettiği, buna rağmen davalının almış olduğu ruhsatın sınırlarını aşarak davacının kiralananı kullanmasını zorlaştırıcı tadilat işleri yaptığı, sözleşmeye aykırı davrandığı, BK.nun 98/2.maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 49.maddesi koşulları bulunduğunda sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle manevi tazminata hükmedileceği, somut olayda da işyerinin kullanımının engellenmesi, ruhsat dışına çıkılarak tadilat yapılması,
engellenme şekli dikkate alındığında manevi tazminatın koşullarının oluştuğu, dava devam ederken tahliye gerçekleştiğinden diğer istemlerin konusunun kalmadığı gerekçesiyle 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline, diğer istemler bakımından konusu kalmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, kira akdinin ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının kiracı olduğu işyerinin bulunduğu iş hanın tamamının mülkiyetinin davalı tarafından satın alındığı, mülkiyetin davalıya geçmesinden sonra bu iş hanında tadilat ve tamirata başladığı, davacı dahil bir çok kiracıya karşı tahliye davası açtığı, dava tarihi itibariyle davacının tahliyesine ilişkin mahkeme kararının kesinleşmediği hususları çekişmesizdir.
Ayrıca, davalının tamirat ve tadilat nedeniyle iş hanında başlattığı çalışmalarının devam ettiği, asansörlerin ikisinin kullanılmadığı, davacının bulunduğu katın elektrik aksamının değiştirildiği, tuvalet ve diğer kısımlarda yıkımların gerçekleştirildiği de dosya kapsamıyla sabittir. İstem, kira akdinin ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Bu davanın hukuki, dayanağı BK'nun 98/II. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 49. maddesidir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalının hangi eylemlerinin ne şekilde davacının ticari itibarını sarstığı, manevi tazminat koşullarının nasıl gerçekleştiği karar yerinde tartışılmamış, genel ifadelerle manevi tazminatın şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Bu durum karşısında, iddia, savunma ve taraf kanıtları çerçevesinde davalı eylemlerinin davacının ticari itibarını nasıl sarstığı, manevi tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığı yeterince tartışılmadan, denetime uygun şekilde açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3273, K. 2010/12773, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama