KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3338 E., 2010/4047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2007 tarih ve 2005/645-2007/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatife 12.01.2005 tarihinde ortak olan müvekkilerinin 01.07.2005 tarihinde ihraç edildiklerini, ihraç kararlarına karşı iptal davalarının derdest olduğunu,ortaklıkları devam eden davacıların 20.08.2005 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına katılımlarının ve oy kullanmalarının engellendiğini, sırf anılan genel kurul toplantısında çoğunluğu sağlamak üzere müvekkilerinin yerine ortak kaydedildiğini, kooperatif yönetiminin görevini kötüye kullandığını bu nedenle kooperatife kayyım tayin edilmesi gerektiğini ileri sürerek,
müvekkilerinden sonra üye kaydedilen şahısların üyeliklerinin iptaline, anılan genel kurul ve alınan kararların iptaline, kooperatife kayyım tayin edilmesine ve genel kurulun yeniden yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılarca ortaklıktan çıkarma kararlarının ayrıca iptalinin dava edildiğini, o davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili kooperatife kayyım atanmasını gerektirir bir nedenin bulunmadığını,salt çağrı noksanlığına dayalı olarak genel kurul kararların iptalinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacılar hakkında 01.07.2005 tarihinde ihraç kararı alındığı, dava konusu genel kurulun ise 20.08.2005 tarihinde yapıldığı, davacılar hakkında verilen ihraç kararlarıının kesinleşmemesine rağmen dava konusu genel kurula çağrılmadıkları, çağrılmayan ortak sayısının toplantı ve karar nisabını etkiliyecek sayıda olduğu, davacıların sonradan davalı kooperatife üye kaydedilenlerin üyeliklerinin iptalini isteyebilmelerinin mümkün olmadığı,
yasa ve anasözleşmede öngörülen ön koşullar gereçekleşemden toplantı konusunda doğrudan mahkemeye başvurulamayacağı, ihraç edilen ve çağrılamayan 46 üyenin toplantı ve karar nisabını etkileyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların iptaline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılardan ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ... hakkındaki ihraç kararının iptaline ilişkin olarak o davada verilen kararın Dairemizin 18.03.2009 gün 2007/13901 esas,2009/3092 sayılı ilamı ile onanmış olduğunun anlaşılmış olmasına, gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44 ncü gerekse davalı kooperatif anasözleşmesinin 27 nci maddesinde öngörülen olağanüstü çağrıya ilişkin olan tüm prosedürlerin eksiksiz olarak yerine getirilmemiş bulunmasına nazaran taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3338, K. 2010/4047, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama