KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/338 E., 2010/996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2007 tarih ve 2006/621-2007/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinin 11.04.2006 tarihinde meydana gelen yangın olayı sonucunda uğradığı hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (90.000) YTL.'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmşitir.
Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yetki ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın kabulü ile (90.000) YTL.'nın 07.08.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Yetki itirazı ilk itirazlardan olup “hadise” prosedürü içinde incelenir. Buna göre yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden, davalının bu itirazının incelendiği oturumda bulunmak zorunluluğu yoktur (HUMK.’nun 224/II.m.). Ancak mahkemece, yetki ve iş bölümü itirazının reddine karar verilmiş ise bu kararın, oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK.’nun 225.m.).
Somut olayda da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, yetki itirazında bulunan davalı vekilinin bu itirazının, kendisinin bulunmadığı 14.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği halde, mahkemece verilen bu ret kararının davalı vekiline tebliğ edildiği hususunun usulüne uygun şekilde belgelenemediği anlaşılmaktadır.
Yetki itirazının reddedildiği hususunun davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliği sağlanmadan, yargılamaya devam edilip işin esasının incelenmesine girişilmesi ise mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, verilen yetki itirazının reddi kararının duruşma günüyle birlikte davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve bundan sonra işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması, hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatası olduğundan doğru görülmemiş ve bozmaya gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/338, K. 2010/996, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama