KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3407 E., 2011/17274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2006/254-2009/1081 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketin ticaret unvanlarının birbirlerine benzer olması nedeniyle müvekkiline ödeme yapmak isteyen firmaların yanlışlıkla davalı hesabına ödeme yaptıklarını ancak davalının bu tutarları müvekkiline iade etmediğini ileri sürerek75.432,02 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği dilekçe ile talep sonucunu 53.011,85 TL’na indirmiştir..
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2005/156 E sayılı dava dosyasına konu edilen tutarların bu dava da talep edildiği, davacı, davalı tarafa olan borcunu icra yoluyla ödediğini belirtmişse de, icra yoluyla ödenen tutarın hesaplanmasında alacak ve borçların karşılıklı olarak mahsup edildiği, davalı vekilinin 7.459,94 TL’lık kısmı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.459,94 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3407, K. 2011/17274, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama