KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3420 E., 2012/2920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2009 tarih ve 2009/123-2009/485 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/02/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, vekili, daha önceki soyadı ... olan müvekkili ...ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’nin Mersin Şubesinde 19781245 numaralı bir " Birlikte Kullanımlı Müşterek Hesap " açtırdıklarını, müvekkili ...'un birlikte kullanımlı hesapta bulunan paranın hissesine isabet eden ½’sinin kendisine ödemesini bankadan talep ettiğini, ancak bu talebin banka tarafından 24.10.2008 tarihinde verilen cevabı yazı ile ödeme talebinin kabul edilmediğini ve 24.2.2009 tarihli yazısında ise sözleşmenin 21.madde gereğince hesabın tamamının bankaya rehinli olduğunu,
yine müşterek hesap sahiplerinden birisinin muaccel olmasa da bankaya olan borcu yönünden hesabın tamamı üzerinde bankanın takas-hapis hakkı olduğunu, bu hükümler uyarınca müşterek hesaba rehin konulduğunun ifade edildiğini, davaya konu hesaplardan para çekebilmek için hesap sahiplerinin birlikte bankaya müracaat etmek veya birlikte 3. kişiye vekalet veya temsil yetkisi vermek durumunda olduklarını, hesap sahiplerinin tek başına tasarruf etme yetkisinin bulunmadığını, bu hususun iş ilişkisi Genel Sözleşmesinin müşterek hesaplara konu olan kısmının 11. maddede açıkça belirtilmiş olduğunu,
öte yandan Yargıtay Kararlarına göre müşterek hesaptaki paylar aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça birbirine eşit olduğunun kabul edildiğini, davalı bankanın bu durumu dikkate almadan mevduat hesabındaki paranın tamamının ... ...'ın kullanmış olduğu kredilere karşılık olduğunu ve rehinli olduğunu iddia ettiğini, oysa ... ...'ın kullandığı kredi işlemlerinden ötürü müvekkiline haber vermediğini, sözleşme hükmünün de bankaca açıkça ihlal edildiğini ileri sürerek Yapı Kredi bankası A.Ş.
Mersin İnönü şubesinde 19781245 numaralı birlikte kullanımlı müşterek hesapta bulunan 1/2 si müvekkiline ait olan mevduatın tüm dava ve talep hakları ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL’lik kısmının 21.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan müşterek hesaba ilişkin sözleşmenin 21. maddesi ile davalı bankaya taraflardan herhangi birinin borcu veya riski nedeni ile müşterek hesap üzerinden rehin koyma ve takas mahsubunda bulunması yönünde yetki verilmiş olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile ...’ın müştereken açtıkları davalı bankadaki 19781245 numaralı hesap için düzenlenen mevduat sözleşmesinin 21. maddesi ile müşterek hesap sahiplerinden herhangi birinin bankaya olan borcu için hesabın tamamının işleyecek faizleri ile birlikte rehinli olduğunu, hatta herhangi birinin muaccel olmasa bile bankaya bir borcu bulunduğunda hesabın tamamı üzerinde (ferileri dahil) bankanın takas mahsup hakkı olduğunu kabul ettikleri,
davacının peşinen müşterek hesaptaki paranın faizleri ile birlikte hesap arkadaşı ...’ın bankaya olan borcu için süresiz ve kesin bir şekilde rehinli sayılmasına rıza gösterdiği, hatta hesap arkadaşının muaccel olmasa bile bankaya olan borcu için alacaklı bankaya şartsız takas mahsup hakkı tanıdığı, sonuçta davalı bankanın da 21. maddeyi işleterek müşterek hesap sahibi ...’ın 81128231 numaralı hesaptaki 487.605 TL borcu nedeni ile müşterek hesapta bulunan 430.000 TL’nı 28/12/2007 tarihinde mahsup işlemine tabi tuttuğu, bankanın davacının olurunu almasına gerek bulunmadığı,
banka işlemlerinin sözleşmeye uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3420, K. 2012/2920, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama